• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    SATIN ALINMIŞ ZAMANIN ÇIĞLIĞIYIZ

    Özel mülkiyetçi kapitalist zihniyet insanlardan zamanını iş için satın aldığını iddia ederek aslında insanın ömründen zamanı çalar ve böylece onu iradesiz kılarak kendisine tabi kılar.

    Sadece anlamlı kılınmış, birkaç ana sığdırılmış, koca bir ömür çalıp çırpılmış, metalaştırılan zamanın solgun çığlığıyız bir türlü işitilmeyen.

    Önce kadının sesine yabancılaştırıldık. Sonra medeniyet denilen karanlıkta kendimizden soyutlandık. Şimdi ise dipsiz bir sağırlar girdabında, monoton gel gitler kıskacında çırpınıp duruyoruz

    Sur’un yıkık sokaklarında enkaza terk edilmiş umudun artıkları gibi her yana dağılmış duygularımız. Bir yanımız eksik; topladıkça bölünüyor, bölündükçe içimizden içimize eksiliyoruz. Ve zamana sığınıyoruz.  O da tutsak tanımsızlığımızda sitemkâr tanık…

    Cellat zamanı yoğurmakla, kadim can çekişlerimize ıstırabın hamurunu hazırlar. Ecel sofrasına mezedir haykırışlarımız. Oysa Roza’nın gözlerinden bakar tüm ihtişamıyla hayallerimiz var.

    Düşünmekle yetinenler;  düşündüklerini gerçekleştirmenin de çabasını göstermeli. Kendini arayanlar, kendilerini dinlemeyi de bilmelidirler.

    Vicdan dilini yitirdikçe içsel sezgilerden haykıran gerçeklikler yara alır. Sonsuz sorgulamaların gücünü keşfedenler, kendi gerçeklikleriyle tam da burada yüzleşirler.

    Derin toplumsal değişimlerin ruhunu yakalayanlar, her türlü gerekçenin zincirlerini erkenden kırarlar. İyi bilirler ki, değişen değerlerin en güçlü dayanakları, zamanın azade ruhudur.

    Zamanın üstündeki kapitalist tahakkümün çok boyutlu yıkıcı etkileri özgür bir kişilik oluşumunun önündeki en büyük engeldir. Toplumsal sorumlulukların es geçilmesi bu tahakkümün direkt etkileri yüzündedir.

    Kısırlaştırılmış yaşam sevincini tekrar eski ritmine kavuşturmak, özgür insanın hem kendisine hem de topluma karşı ertelenemez görevlerinden biridir.

    Biliniyor, sessizliğin bilgeliğinde olgunlaşan asi düşünceler zamanı esarete başkaldıran bir anlama dönüştürdükleri oranda başarılı olurlar.

    Zamanın oluşturucu-yaratıcı gücünü açığa çıkartmak, insanın kendisini çoklu yaratmasının yol yöntemini de ortaya çıkaracaktır.  Özgürlüğü yaşama etkin kılmak, toplumsal kurtuluşun zeminini de yaratacaktır.

    Öğretilmiş-dayatılmış bağımlılıkların tümünden kurtularak düşünsel, ruhsal, zamansal düzeyde özgürlüğü yakalamak, bilinçli ve bağımsız duyumsamalar gerektirir.

    Hakikat, zamanın topluma doğru akan koca bir okyanusudur. Bizler de bu okyanusa hakikatinin berrak bir damlası olabilirsek nihai kurtuluşa kolaylıkla erişebiliriz. İşte o zaman duyulacak çığlıklarımız çığa dönüşerek verimli alt üst oluşlara rahatlıkla evirilecektir.

    “Bağımsızlık insanın kendi kendisine ve kendi ilkelerine sadakatidir; bu da çoğu zaman çoğunluğun taptığı put ve fetişlere sadakatsizliktir. “–Mark Twain


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları