• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Savaş durmalı

    1993’ten beri devlet ile PKK arasında çeşitli dönemlerde yapılan ateşkesler bozuluyor ve ülke bir şiddet sarmalına giriyor. Şu sıralar yine böyle bir dönemdeyiz. Ve bu dönem tarif edilirken sık sık 90’lı yıllara ve özellikle de Çiller hükümetinin kirli savaşına, 93 konseptine gönderme yapılıyor. Ama bu defa farklı. 90’larda da Kürt kentleri kuşatılmış, siviller ağır saldırılara, katliamlara uğramıştı. Ancak şimdi, bu yeni çatışma döneminde bu kuşatma ve katliamlar rutin haline gelmiş durumda, neredeyse sırayla HDP’nin oy oranın çok yüksek olduğu kentler ve ilçeleri kuşatılıyor, ağır silahlarla tahrip ediliyor ve siviller katlediliyor. Ve bütün bunlar büyük bir cezasızlık beklentisi içinde, izin ve talimat alınmış gibi yapılıyor. Eskiden derin devlet bunları yaparken, bir gizlilik içinde yapmaya çaba sarf eder, topluma da bu cinayet ve saldırıların suç olduğu bilinci ister istemez yerleşirdi. Ama şimdi bütün kirli savaş yöntemleri meşruymuş gibi davranılıyor. Bunda Kürt hareketinin ulaştığı güç etkili olmalı. Devlet sanki Kürtler’i gözden çıkarmış gibi. Hükümet buna karar vermiş gibi.

    Oysa bu mümkün mü? Bırakınız Kürtler’in bu coğrafyanın en kadim halklarından biri olmasını ya da bin yıllık kardeşlik söylemini, bugün Kürt toplumu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu halklarından biri olarak Türkiye’nin kültürel, iktisadi ve siyasi en önemli dinamiklerinden biri. Ülkenin dört bir yanında Kürtler, ortak vatan bilinciyle hayatlarını idame ettiriyor ve ayrılmaya niyetleri de yok. Gitmeye de niyetleri yok. Beş bin yıldır aynı topraklarda yaşıyorlar.

    Kürtler, her dönemde taleplerini açık ve net ortaya koydular. Ve devletin aslında bu talepleri dinlemek ve yerine getirmekten başka çaresi de yok. Bütün bu zaman kazanma, bu sorunu demokratik olarak çözen hükümet olmama çabası neden? Sonunda barışılmayacak mı?

    Peki, bütün bu savaş, katliamlar diğer taraftan bu bir arada yaşamaya mecbur halkları bir birinden ruhen uzaklaştırmıyor mu? Savaş bittiğinde bu uzaklığı kapatmak, bu küslüğü tamir etmek için yine ne çok enerji harcanak.

    Bütün bunlar bir yana, kesileceğini bile bile sürdürülen bu çatışmada hayatlarını kaybeden insanlar ne olacak? Onların aileleri, sevenleri bunu bilmiyor mu? Cenazlerde yükselen savaş karşıtı sesler buna işaret etmiyor mu?

    Türkiye eğer 21. yüzyılda güçlü bir ülke olmak istiyorsa, en önce bu sorunu çözmeli. Toplum umutsuz, gelecek korkusu ile gününü geçiriyor.  Bu savaş, bu ülkenin gelişmesi kadar, mutluluğunun önünde de engel. Durdurulmalı.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları