• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Savaş naraları, zam-zulüm yine sıraya girdi

    Her gün yeni bir gün, ama her gün bir felaketten diğerine, her gün bir zalimlikten ötekine, her gün bir açmazdan bir başka açmaza yol aldık gidiyoruz.

    Türkiye garipliklerden geçilmiyor. O kadar kanıksanıyor ki her şey, dün dündür bugün bugündür diyen devletin sadık koruyucusu sağcı Demirel’in sözü takip ediliyor.

    Politika içinden olsak ne olacak, olmasak ne olacak?
    Politikaya küssek ne olacak, küsmesek ne olacak?
    Hükümete değinsek ne olacak, değinmesek ne olacak?
    Anadoluda bir söz var; Halep ordaysa arşın da burada…
    Her gün görüyor, okuyor, dinliyor ve seyrediyorsunuz. Yazanlar yazıyor, çizenler çiziyor ama seyrettirenler yeteri kadar seyrettiriyor, söyletenler yettiğinden fazla söyletiyor. Camiler yeteri kadar dolup dolup taşıyor, Vatan yeteri kadar bayraklarla donaltılıp duruyor.
    Hem hükümete yanaşmak, yanında olmak hemde huzurunda el bağlamak, ağzından laf alıp, laf vermek öyle kolay mı?
    Devlet baba olmak kolay mı? Hele devletten yana değilsen, şakaya gelmez! Alimallah kök söktürürler.

    Aysel Tuğluk’un annesinin başına gelenleri hatırlatır. Muğla’da 5 kürt insanın bedenini çırılçıplak sergiletilir…
    Her gün yeni zamlar, her gün yeni vahşetler, her yeni facialarla yaşamı sürdürüyoruz. Savaş naraları, savaş tezkereleri politikacıların olmazsa olmaz söylemi; şakaya gelmez alimallah.

    Amma velakin biz bakalım hikayemize. Adamın biri yıllarca Arabistan’da kalmış. Orada bir şirketin müdürü olmuş. Şirketin önünden her akşam bir Arap geçermiş. Önde kendisi, arkada dört karısı. Arap, kümesteki horoz gibi kasım kasım yürürmüş. Adam her seferinde Araba kızarmış.
    Bir gün şirket müdürünün tayini başka bir ülkeye çıkmış. Aradan yıllar geçmiş tekrar İsrail-Arap savaşı patlak vermiş ve adam tekrar aynı şirketin müdürü olarak göreve getirilmiş.
    Geldiğinin ertesi günü bakmış aynı Arap yine geçiyor. Ama bu sefer Arap arkada gidiyor. Aaa burada büyük bir değişiklik olmuş, bir değişim var . Bu sefer kadınlar önde, Arap arkada… Hemen koşup Arabı yakalamış:
    ”Yahu tebrik ederim, sende büyük değişim var
    Arap şaşkın, sormuş: Hayrola, ne olmuş?
    Daha ne olsun! Artık kadınları önde yürütüyorsunuz…
    Arap gülmüş: Yok yahu yanlış anlama. Yahudiler bizim yola mayın döşediler de…”

    Özellikle işin rengini seyrettirenlerin, söylettirenlerin bu millete sunduğu bir başka önlem hikayesi:
    “Biz niye dolar basmıyoruz ki? Darphanelerimiz neden boş duruyor?” Melih Gökçek
    “Doların bu hale geleceğini biz bilmiyorduk ama CHP biliyordu… Bu nedenle bu işten CHP sorumlu.” Yasin Aktay
    “ABD, doların düşüşünü iade etmelidir. Belgeleri hazırladık, yakında başvurumuzu yapacağız.” Bekir Bozdağ
    Yönetenler işin rengini her gözden kaçırdığında gidip duvara çarpıyor. Sosyolojinin siyaseti ters tepiyor. Yaşananların hem siyasal, hem ekonomik, hem hukuki, hem sosyolojik açıdan bizi “yıpratması” kaçınılmaz. Vicdansız tavırlar, yaptırımlar, uygulamalar da kin ve nefret olarak kaçınılmaz.
    Yaşananlar; seni, beni, bizi etkilemeyeceğini düşünmek kendini aldatmakla eş anlamlıdır.
    O zaman halkın ses vermemesinin nedenini sosyolojik olarak daha derinden aranmalıdır…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları