• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Seçim arifesinde

    Evet, seçimlere 5 gün kala yazıyorum bu yazıyı. Herhalde bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik ve hatta hayati seçimi. Türkiye çok partili rejime geçtiğinden beri darbelerle kesintiye uğramış olsa da sürdürdüğü rejimle devam mı edecek, yoksa Başkanlık sistemi adı altında bir rejim değişikliğine giderek parlamenter demokrasiyi rafa mı kaldıracak, buna karar verecek. İktidar bütün hırsına ve kaybetme korkusuna rağmen kitlesi üzerinde kontrolünü kaybeder, istediği coşkuyu üretemezken, muhalefetin kendine güvenli ve enerjik bir seçim kampanyası sürdürmesi, bunun toplumda karşılığını bulması ve muhalefetteki farklı partilerin aralarında saygılı bir iletișim kurması her şeye rağmen Türkiye’de bir demokrasi kültürünün olduğunu gösteriyor. Bu da sevindirici. Ben muhalefet partileri arasındaki bu iletişimin seçim sandığına da yansıyacağını ve seçmenlerin stratejik oy kullanacağını düşünüyorum. Çünkü AKP’nin parlamentoda azınlığa düşmesi HDP’nin baraja geçmesine bağlı. Ve CHP’liler daha önce İyi Parti’ye grup kurup seçimlere katılabilmesi için 15 milletvekili verdikleri gibi bu defa da HDP’ye oy desteği verecektir. Aksi takdirde, AKP bir kez daha parlamentoda çoğunluğu sağlayacaktır. Diğer taraftan bu seçim barış mı, savaş mı, onun da seçimi olacaktır. Yandaş kimi gazeteciler ve İçişleri Bakanı’nın iç savaş imalarından bahsetmiyorum. Türkiye halkları bu türden provokasyonlara gelmeyecektir. Olgun davranacak ve ülkesini uçuruma sürüklemeyecektir. Ben sınır ötesini, Orta Doğu’yu kast ediyorum. AKP ve küçük ortağı MHP’nin seçimi kazanması durumunda Türkiye savaş politikasını sürdürür. Bir kez daha gencecik evlatlarımız ilgileri olmayan bir savaşta hayatını kaybeder. Çünkü baskıcı, totaliter rejimler ancak militarizmle ve savaş politikası ile ayakta kalır. Milliyetçiliğin sansür ve manipülasyonuna sürekli ihtiyacı olur. Ekonomik krizin hızla büyüdüğü bu dönemde de AKP’nin tek yapabileceği savaş ekonomisine sarılmaktır. Emekçilerin, yoksullarını sırtına yükledikleri borç yükünü, gece gündüz ilan ettikleri zamları insanlara ancak böyle fedakârlık olarak yuttururlar. Ben bu seçim arifesinde bir barış gazetecisi ve barış mücadelecisi olarak seçmenlerin tercihini demokrasi ve barıştan yana yapacağını umuyorum. Sizler gibi ben de çok umutluyum. Haydi sandığa.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları