• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Sessiz sedasız Suriye Barış Görüşmeleri

    Cenevre 5 görüşmeleri sessiz sedasız sürüyor. Daha önceleri basının şaşalı ilgisiyle karşılaşan, bununla bağlantılı Suriye barışına ilişkin ciddi umutlar barındıran bu görüşmeler, şimdilerde BM Özel Temsilcisi de Mistura’nın bile henüz katılım göstermediği, yardımcısı aracılığıyla heyetlerin yanyana gelmeden aracılarla sürdürdüğü teknik toplantılar biçiminde yürüyor.
    Teknik toplantılar derken yanlış anlaşılmasın; üzerinde uzlaşılmış bir modelin teknik olarak düzenlenmesi ile ilgili değil bu görüşmeler. Daha çok uzlaşının modellerini oluşturmaya dönük teknik toplantılardan söz edilebilir. Bunun diplomasideki karşılığını diplomatlar daha iyi bilir ama benim aklımın bana söylediği, bu toplantıların aslında zaman geçirme olduğudur. Henüz istenen oyun tekniğini oluşturabilmiş değiller, bu nedenle yedek oyuncuları sahaya sürmüşler, aralarına da bir top atıp o topu çevirmelerini istiyorlar. Durum tam da bu.
    İlginçtir; Cenevre 5’e en çok Türkiye basını ilgi gösteriyor. Devletin ajansı hergün konuyla ilgili haber yapıyor. Bu, top çevirenler arasında kimin acelesinin olduğu konusunda fikir veren bir durum aslında. İşin başındaki kişinin katılmadığı, yardımcısının top çevirenlere antrenörlük yaptığı bir oyunda Türkiye’nin devlet ajansı, hergün sağlanan ilerlemelerden ’coşkulu’ bir biçimde bahsediyor. Bunu yaparken de ağırlıkla ‘muhaliflerin’ demeçlerinden yararlanıyor. Gün yok ki bir ‘muhalif’ AA’ya demeç vermesin, BM aracılığı ile Suriye rejimi ile sağladıkları dolaylı ilerlemelerden söz etmesin.
    Bu mesajları, belki şöyle de okumak gerekir. ‘Muhalifler’ AA aracılığıyla, belki de AA yani Türkiye ‘muhalifler’ aracılığı ile mesajlarını aktarmak istiyor. Sahada top çevirme dışında bir oyun yokken yapılan bu haberleri başka bir niyetle okumak mümkün değil çünkü.
    Tabi bu vesileyle Kürtlerin Cenevre’de katılım gösteren tarafının durumuna da kısaca değinmek gerekir. Çünkü AA ara sıra bahsetse de neredeyse kimse bu Kürtlerin varlığından haberdar değil.
    ENKS’deki (Suriye Kürdistanı Ulusal Meclisi) partiler yanlarına kattıkları bazı şahsiyetlerle birlikte kendilerine KNC (Kürt Ulusal Konseyi) adını verererek bu toplantılara katılıyorlar. Cenevre 1’den bu yana da Kürterin KNC tarafı toplantılardan hiç eksik olmadı. Rojava Özerk Yönetimi temsilcileri, PYD ve TEVDEM ise şimdiye kadar bir taraf olarak katılma arzularını dillendirmelerine rağmen ağırlıkla Türkiye’nin karşı koyması nedeniyle Suriye Barış Görüşmelerinde yer alamadılar. Bu yalnız başına Türkiye’nin etkisi mi yoksa asıl oyuncuların Kürtleri kendilerine daha fazla mecbur etme durumu mu bilinmez ama nihayetinde Cenevre’de konuşmayan, ara sıra konuştuğunda da Türkiye tezlerini savunan, PYD’yi yerden yere vuran ve Suriye’de esamesi okunmayan Kürtler varken sözünü ettiğim Rojava Özerk Yönetimi temsilcileri, PYD ve TEVDEM ise yok.
    Bu durumu belki henüz asıl oyuncular sahaya inmedi, biçiminde okumak da mümkün…
    Bu toplantılarda merak edilen bir diğer nokta da BM Özel Temsilcisi Stefan de Mistura’nın henüz Cenevre’deki toplantılara niçin katılmadığı yönünde. Basında ara sıra çıkan haberlerden, köşe aralarına sıkışmış demeçlerden anlıyoruz ki, De Mistura, Cenevre 5 başlarken Ankara’da görüşme yapıyormuş. Aynı günlerde Rusya Dışişleri Bakanı Sergeyi Lavrov’un da demeci basına yansıdı. De Mistura’nın Ankara görüşmelerinde de, Lavrov’un açıklamasında da öne çıkan konu Kürtlerin Cenevre’ye katılımıydı. Her iki tarafta Kürtlerin Cenevre’ye katılımı için Türkiye’nin tutumunu değiştirmesi gerektiğinden söz ediyorlar ve bu nedenle Türkiye ile diyaloglarını sürdürdüklerini söylüyorlardı.
    Tüm bu diyaloglar bize şunu anlatıyor. KNC’nin varlığı ismen Cenevre’de olsa bile Kürtler henüz Cenevre’de yok. Kürtlerin Cenevre’ye katılımı esasen asıl oyuncuların sahada olmasını da beraberinde getirecek. En önemlisi ise Suriye Barış Görüşmeleri’nde görünen o ki Türkiye’nin referandumuna kadar toplantı katılımcıları sadece ortada top çevirecekler.
    Niye referandum!..
    Rojava Özerk Yönetimi temsilcileri, PYD ve TEVDEM o toplantılara katılacak ya da ABD ve Rusya, Suriye politikalarında sil baştan yapacaklar. Hal böyleyken yani bu iki ana aktör sil baştan yapamayacağına, bunu yapmaları çok zor olduğuna göre Kürtlerin de toplantılara katılmaları ve projelerini masaya yatırmaları lazım. Bunun da referandum öncesinde olması mümkün değil gibi görünüyor.
    Henüz Türkiye’yi gözden çıkarmayan müttefikleri, Türkiye’ye böyle bir iyilik yapmış olabilirler.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları