• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Susturamamak

     

    Selahattin Demirtaş’ın toplum nezdinde büyük bir sevgiye mazhar olduğu aşikâr. Gerek 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı oy ve en az bu oy oranı kadar, belki daha da önemli olanı, seçimlere kattığı renk ve yol açtığı heyecan, gerekse partisinin başında katıldığı seçimlerde partisine kamuoyunda ve medyada açtığı yer ve kazanılan seçim başarıları bunu net olarak ortaya koyuyor.

    Aslında Demirtaş’a yönelik ilgi ve sempati bu oy oranlarının ölçtüğünden çok daha fazla olmalı.
    Bunca anti propaganda ve iftiraya rağmen hâlâ partisinin rakiplerine oy verenler bile onun hakkını teslim ediyor, ona olan sempatilerini gizleyemiyor.

    Cezaevine girdikten sonra ona olan bu ilgi daha da arttı.

    Demirtaş’a yönelik bu sevginin altında sadece onun siyasi söylemleri ya da partisinin programı yatmıyor. Bunlar kadar etkili olan bir şey var ki, bu da onun Türkiye siyasetine getirdiği parıltı.

    Sempatik tavırları, barışçıl ama kararlı hitabeti, gülümsemesi, demokratik ilişki kuruş biçimi, esprileri ve kıvrak zekası ile hazırcevaplığı onu siyasette çok farklı bir konuma oturttu.

    Zekası iktidarı da statükocu muhalefeti de yarı yolda bırakıyor, çileden çıkarıyordu.

    O konuşmaya başladığında kürsüdeki diğer liderlerin, özellikle de iktidar partisininkilerin pulları dökülüyordu.

    İktidarın elinde elbette Demirtaş’ı suçlayacak hiçbir şey yok. Yargı bu konuda çaresiz. Herhalde Türkiye siyasetinde hiçbir liderin konuşmaları ve eylemleri Demirtaş’ınki kadar şiddetten azade ve barışla yüklü değildir.

    Ama iktidarın hedeflediği yargı eliyle Demirtaş’ı susturmaktı. Demirtaş bu yüzden tutuklandı ve rehin tutuluyor.

    Pazartesi günü Selahattin Demirtaş’ın avukatları bir basın toplantısı yaptı ve Demirtaş’ı susturmak için yapılanları açıkladı.

    Selahattin Demirtaş sadece bir kere mahkemeye gitmeyi kabul etmemişti, çünkü kendisine kelepçe takılmak istenmiş, bu da HDP’ye oy veren 6 milyon insana saygısızlık olacağı için Demirtaş mahkemeye gitmemişti.

    Oysa Demirtaş kendisine yapılan adaletsizliği en net ortaya koyacak kapasitedir ve talebinin sadece adil yargılanmak olduğunu söylemiştir. O değil susmak tam tersine her duruşmasına girip konuşmak istemektedir.

    Ancak devlet kendisini birçok farklı şehirdeki duruşmalara götürmenin masrafını karşılayamayacağını söyleyerek, Demirtaş’ın duruşmalarına cezaevinden ekran bağlantısı yoluyla katılmasını istiyor. Tabii bunun adil bir yargılama ile ilgisi yoktur. Avukatlarının da belirttiği gibi yargılanan kişi savunmasını üstlenen avukatlar ile aynı salonda olmalıdır.

    Demirtaş bu yöntemi kabul etmeyince de, kayıtlara susma hakkını kullandığının yazılacağı söyleniyor.

    Oysa herhalde Türkiye’de en zor susacak ve susturulacak siyasetçi Selahattin Demirtaş’tır. Çünkü halklar onun konuşmasını çok istiyor ve seviyor ve onun da haklılığından aldığı güçle söyleyecek çok sözü var.

    Zaten cezaevine girdiğinden beri de gerek gönderdiği mesajlar, gerek verdiği söyleşiler gerekse sanat ve edebiyat yoluyla söyleyeceğini söylüyor.
    Ne kadar susturulmak istense de Demirtaş Türkiye toplumu ile iletişim kuruyor bir şekilde.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları