• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Taciz

    Yaşlı bir adamı takiple başlayan Kuğu kitabında dikkatimi çeken taciz konusundan başlayalım…
    Hikayeyi anlatanın yaşlı adamı özgür bırakma ihtiyacını da açıklıyor. Öte yandan anlatıcının, başta adamı izleme kararı almasını da aydınlatıyor; çünkü belli bir neden veya durum olmaksızın özellikle bu adamı seçmesi, aslında anlatıcının kendi kişilik özelliklerini ortaya koyması, herkesten başka oluşunu, farklılıklarını etkili bir biçimde vurguluyor.
    Bireyin tacizi, en modern unsurlardan birisi bireyselliği, yani bireyi kalabalıklardan farklı kılan özellikleri, temelde yakalanması zor, biraz kaçak ruhlu, aksi huylu, kural tanımaz, sürekli olarak ağ-ların arasından kayıp giden bir değer olarak görmesidir.
    XIX. yüzyıldan önce insanların, birey olup olmama konusunda kafa yormadıkları ileri sürülebilir, ancak istatistik ve standartlaştırma çağma gelindiği zaman bu tür bir endişe duyulmaya başlanmış¬ tır.
    Belki de günümüzün birey kavramı yani bireyin biricikliği, istatistik çağının bir yan ürünüdür; varlığımızın sınıflandırılarak yok edilmesine karşı son umutsuz savunma çabalarımız.
    Karşılıksız aşkın eski modellerinden, izleyerek taciz etmeyi ayıran şey budur işte:
    Çağımızın karşılıksız aşklarının kökeni kitle kültürüdür, kentli kalabalık deneyiminde bulunur bu kökler.
    Çünkü kentli kalabalığı bir topluluk değildir, insanlara kişisel ilişkilerden oluşan bir dostluk ağı, aile bağlarının iletişim ağını sağlamaz. Tam tersine kent, çok büyük, soyut ve bağımsız bir varlıktır, hem yakın çevremizdedir hem de soğuk ve uzak; sürekli değişir ama her zaman aynı kalır. Dolayısıyla modern kentliler çoğunlukla belli bir fanteziyi düşlemeye, geliştirmeye başlarlar, kendilerinin özel ve eşsiz oldukları hayalini. Burada amaç kitlelere karşı bir tür panzehir üretmektir. Bir açıdan izleyerek taciz etme takıntısı bu fantezinin aşırı uçlara vardırılmış bir halinden başka bir şey değildir, aynı anda kanıtlanmak istenen şey, hem izlenen nesnenin çok özel oluşu (benim aradığım kişi başka hiç kimseye benzemez) hem de öznenin de kesinlikle özel bir birey olmasıdır. (benim ona olan aşkım eşsiz, benzersizdir)
    Bu tür tacizci kişiler kısa yaşamının flört oyunlarından bıkmış, belki de bu oyunlar oynamalarına hiçbir zaman izin verilmemiş kişilerdir. Mesafeli tutumlarım fırlatıp atmak, eski zamanların samimi ve yakın ilişkilerine dönmek, sonu gelmeyen alışverişlere, sevgili etrafında pervane olmalara kısa devre yapıp mutluluğa ek isterler. Tacizcilerin sorunu, kimliklerini tanımlama eylemini çok müthiş bir yoğunlukta yaşamaları ve neticede âşık oldukları şeyi mahvedip bitirmeleridir. Bir insanın kişiliğine saygı duymak, onu el üstünde tutmak bir şeydir, ama kendini o kişinin kimliğiyle tanımlamak, onunla özdeşleşmek, bir kişilik birleşmesi aramak bambaşka bir şey.
    En gerçek anlamıyla izleyerek taciz edan kişi kendi kendini yok etmeye yönelik bir eylem içindedir, çünkü peşine düştüğü nesneye karşı bilinçaltında birtakım kötü niyetler besler. Poe’nun anlatıcısı gibi, tacizciler de sevdikleri kişinin karakter özelliklerinin sadece cazibeli olduğunu düşünmekle kalmaz, onların suçlu olabileceklerini de düşünürler:
    Yakalanmayı reddettiği için suçlu sayılması gerekir o sevgili.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları