2 Nolu T Tipi’nde bulunan siyasi tutuklular Kürtçe şarkı söyledikleri gerekçesiyle bütün koğuşa ceza verilmesi, çocuk koğuşunda gardiyanların burası “Türkiye Cumhuriyeti” Türkçe konuşmaları yönünde baskıya maruz kalması, çıplak arama, ayakta sayım, gece koğuşlara baskın, görüş yasağı, doktora götürülmeme, havalandırmaya çıkarıldığında ayakkabı çıkartıp giydirme gibi uygulamaların dayatıldığı aktarıldı.
Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Sözcüsü Selma Altan, OHAL’in ardından cezaevinde baskıların artmasının dışarıda uygulanan politikaların ağır bir izdüşümü olduğunu belirtti. Şakran Cezaevi’ndeki baskıların artırıldığını söyleyen Altan, halka cezaevindeki uygulamalara sessiz kalmama ve duyarlı olma çağrısında bulundu. Altan, “Adalet Bakanlığı’nı duyarlılığa çağırıyoruz. Yapılan bu hukuksuzluklar kanuni değil ve biz bu uygulamaları kabul etmiyoruz. Tutuklular ‘Terörist’ değiller. Neden bu kartları kabul etsinler ki. Bu uygulama birçok cezaevinde dayatılmaya başlandı. Dışarıda demokrasiden bahsediyorlar. Ne içeride ne de dışarıda demokrasi diye bir şey yok” dedi.
Öte yandan konu ile ilgili olarak ulaştığımız Şakran Cezaevi görevlileri ise konu ile ilgili bilgi veremeyeceklerini söyledi.







