• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    TEZKERENİ AL DA GİT

    Her ne kadar Öcalan’a yönelik tecrit hala sürdürülüyorsa da, her ne kadar KCK duruşmalarında Kürtçe hala ‘bilinmeyen dil’ olarak tanımlanıp soykırımcı anlayış tutanaklara geçiriliyorsa da, her ne kadar TSK, Kürt hareketine karşı agresif tutumuna devam ediyorsa da, AKP Kongresi öncesinde hükümet katında telaffuz edilen bazı sözler bir kez daha savaşa karşı müzakere seçeneğinin geniş kesimlerde tartışılmasına yol açtı.

    Kürtler elbette bu konuda temkinli. Daha önce de Başbakan bu meseleyi kendisine defalarca seçim malzemesi yaptı. Bu kez de yerel seçimler öncesinde ve kendisi de kendi başkanlık stratejisini adım adım hayata geçirirken iktidarını sarsacak bir Kürt direnişinin önüne geçmek istiyor olabilir.

    Ama zaten Kürtler de uzun zamandır sadece kendi özgüçlerine yaslanıyorlar. Bu bağlamda da BDP’nin Meclis’te kendilerine yönelik olarak planlanan komploya rağmen bu tartışmalara dahil olması ve Kürt halkının talep ve şartlarını hükumete ve kamuoyuna duyurma çabasında çelişik bir şey yok. Kürt siyasetinin müzakere tartışmalarına yapıcı bir tarzda dahil olması, onun Türkiye halklarına karşı sorumluluğundan ileri gelmektedir. Bugün Türkiye cezaevlerindeki binlerce Kürt tutsak bu amaçla ve başta Kürt halkı olmak üzere bu coğrafyadaki bütün halklara duyduğu sevgi ve barış umuduyla bedenini ölüme yatırmıştır.

    Yine de BDP’nin bu yapıcı tavrı hükümet ve Meclis tarafından yanlış anlaşılmamalı. Kürtlerin özgürlük ve hukuki statü talebi olmazsa olmazıdır. Bunu DTK eşbaşkanı Ahmet Türk her konuşmasında Kürt halkının en geniş kesimlerinin temsilcisi olarak ifade ediyor.

    Diğer taraftan Kürtler ulusal birliklerini sağlamak için de harekete geçmiş durumda. Bu bağlamda da AKP’nin ırkçı MHP’nin desteğiyle TBMM’den kopardığı savaş tezkeresine Kürtler hem yine Türkiye halklarına karşı sorumlulukları nedeniyle hem de kendi ulusal birlikleri ve Kürt dayanışması için karşı çıkıyor. Çünkü Kürtler çok iyi biliyor ki, AKP, ABD planları gereğince izlediği Ortadoğu politikasının karşılığında Kürt özgürlüğünü ipoteği altına almaya çalışıyor ve bu çıkardığı tezkerenin temel hedefi de Batı Kürdistan’da Kürtler’in kazandığı statü.

    İşte bu noktada da Kürtler, tavrını BDP üzerinden kamuoyuna duyurdu. BDP eşbaşkanı Gültan Kışanak, TSK’nin Batı Kürdistan halkına yönelmesi durumunda gerekirse tankların önüne geçeceklerini deklare etti.

    Belki reel politik gerekçelerle Barzani’nin AKP Kongresi’ne katılımı kimi odaklarda yine entrikalarla Kürtlerin ulusal birliğini engelleme umudu doğurmuştur ama şu unutulmamalıdır ki, Kürtler artık eski Kürtler değildir ve inisiyatif halka geçmiştir.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları