• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Timsah

     

    Geçtiğimiz cumartesi akşamı ailece Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde bir tiyatro oyunundaydık. Aslında ne seyredeceğimi biliyordum. Oyunun yönetmeni ve oyuncularla iki gün önce bir söyleşi yapmıştık. Oyuncuların da çoğunu tanıyorduk. Siz de tanıyorsunuzdur; bir dönem gazetemizde de yazıları yayımlanan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri, Genel Cerrah Samet Mengüç başrollerden birindeydi mesela. Sonra Türkiye’de insan hakları mücadelesinin öncülerinden, Adli Tıp Uzmanı  Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da önemli bir rol alıyordu sahnede. Yine bir süre önce Barış Bildirisi’ne imza attığı için üniversitedeki görevinden alınan halk sağlığı hocası, Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Prof. Onur Hamzaoğlu,  KHK ile işine son veriler Profesör Dr. Özdemir Aktan, Doç. Dr. Özlem Özkan, üniversitedeki işine son verilen iktisatçı akademisyen Özgür Müftüoğlu ve birçok kıymetli hekim…

    Değerli Tiyatro Yönetmeni-Şair Orhan Alkaya’nın bir süredir çalıştırdığı  -‘KHK mağduru’ diyemediğim, kendi talepleri üzerine ‘KHK mağruru’ diyeceğim- bu önemli bilim insanları, barış akademisyenleri her koşulda halka bir şekilde ulaşacaklarını, barış ve demokrasi mücadelesini sürdürecek yeni alanlar açabileceklerini göstermek için, bu kez de sahneye çıkmışlardı.

    Aslında oyun seçimi de manidardı. Dostoyevski’nin 1860’ta yazdığı ‘Timsah’ adlı öyküyü Haldun Taner, 100 yıl sonra, 1960 darbesinin ardından üniversitelerden atılan ve tarihe “147’ler” olarak geçen akademisyenlerin durumunu ve bürokrasinin engellemelerini hicvetmek için Türkçe’ye uyarlıyor. Ancak dönemin koşulları gereği oyun sahnelenemiyor, Haldun Taner tarafından radyo oyunu olarak düzenleniyor ve yarım kalıyor. Daha sonra oyunu Demet Taner ve İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez tamamlıyor. İşte barış bildirisi imzacısı ve KHK mağruru bilim insanları, oyunun bu halini bir okuma tiyatrosu olarak sahnelediler. Çok da başarılı oldular. Hepsini kutlarım.

    İstanbul Tabip Odası’nın bu temsili bence önemli bir eylemdi. Hekimler bize bir kez daha mücadelenin birçok yöntemi olduğunu, barış ve demokrasi mücadelesinin her koşulda alanının genişletilebileceğini gösterdiler.

    Oyunun içeriğine gelince, kaypaklığı ve dayanışmayı yan yana getirip karşılaştırması; bürokrasi ve iktidarın, insanların gündelik hayatlarını nasıl altüst edebileceğini ortaya koymasıyla ‘Timsah’, bugünün Türkiye’sine de önemli göndermelerde bulunuyordu.

    Oyun bitip de seyirciler ayakta alkışa başladıklarında sahnedeki herkesin yüzü parlıyordu. Sonra sloganlar geldi. Barış mücadelesi sürüyordu yani.

     

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları