Merhaba futbolsever; bu hafta yazıma Türkiye futbolunda yaşanan ırkçılık ve şiddet olaylarının birer örneğini gözler önüne seren Trabzonspor-Fenerbahçe derbisi ile Ankaragücü-Amedspor maçlarına yer vermek istiyorum.
Türkiye’de futbol, eğlence ve spor amaçlı oynanmıyor. Ya ırkçılık ya da şiddet birçok karşılaşmada bu ayıbı suratımıza bir tokat gibi çarpıyor.
Geçen pazar günü Trabzon’da oynanan Trabzonspor-Fenerbahçe mücadelesinde son dakikalara 4-0 mağlup giren Trabzon taraftarlarından birkaçı sahaya yabancı maddeler atmaya başladı. 88. dakikada ise hakemlerin kötü yönetim gösterdiğini düşünen ve şiddet eğilimli olan genç bir Trabzon taraftarı sahaya girerek yardımcı hakemi tartaklamaya başladı ve böylelikle karşılaşma yaşanan şiddet olaylarından dolayı tatil edildi.
Yine aynı gün Ankara’da karşı karşıya gelen Ankaragücü-Amedspor maçında ise şiddetin farklı bir boyutunu gördük. Amedspor’lu taraftarların alınmadığı karşılaşma Amedspor’un 2-1’lik galibiyetiyle sona erdi. Maç boyunca ”Kahrolsun PKK”, ”Kürtler dışarı”, ”Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, vs. ırkçı tezahüratlara maruz kalan Amedsporlu futbolcular, karşılaşma sonrası sahaya giren ve sorsan, ”taraftarım(!)” diyen ırkçı-şiddet eğilimli-rezil bir güruh tarafından saldırıya uğradı.
Bu rezilliğe ligin ilk yarısındaki karşılaşmada Diyarbakır’da çiçeklerle karşılanan, yemekler ikram edilen ve en iyi şekilde ağırlanan Ankaragücü yönetimi de ortak oldu. Protokol tribününde Amedspor asbaşkanını, yardımcılarını ve avukatını öldüresiye darp ederek merdiven boşluğundan, üç metre yükseklikten aşağı attılar.
Bu rezalettir, bu vahşettir, bu barbarlıktır.
Spora bile öfke ektiler, ayrıştırdılar, kardeşliği yok ettiler. Yazacak çok şey var. Yazmıyorum.
Şimdi soruyorum; asıl bölücüler kim? Kardeşliği istemeyenler esasında kim?
Siz yine de hoşça kalmaya çalışın.







