• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    TUTKULU AŞKLARIN HAZAN MEVSİMİ

    Yaşamı çekici kılan ve insanın insana sevgiyle karışmasının en büyük erdemlerinden biri olan şey, geçmişte tutkulu aşkların model oluşturabilme gücüydü.
    Müzik, edebiyat, kısacası sanat ve hayatın temel varlık gerekçesi insanın insanı sevmesiydi. Tutkulu aşklara yapılan ihanetler ayıplanmakla kalmaz mertliğe yapılmış çoklu cinayet sayılırdı.
    Bir zaman aralığında söz ve baht vardı. Tutkulu aşklar daha böyle ucuzlamamıştı. Meta pazarında magazin dünyasının bedeni-ruhu satan objeye dönüştürmesiyle her şey zaten tepe takla oldu.
    Moda dedikleri tutkulu aşkların meta ile takasından başka bir şey değildi. Ruhunu yitiren insan, içi kof biçimsel bir kadavraya dönüşüveriyordu. Ölü emek yığınları üzerinden biriktirilen sermaye tahakkümü, insanı insan yapan anlam ve hissi sinsice tedavülden kaldırıyordu.
    Oysa Halil Cibran bizleri tutkulu aşk arayışı için öz irade noktasında yüreklendiriyordu; insanın düşlediği şey ile gerçekleştirdiği şey arasında, ancak kendi engin arzusuyla aşabileceği bir mesafe vardır!
    Kadın ve erkek ilişkilerinin demokratikleşmesi, özgürlüğe malik insanlar olarak birbirine karşıt-yabancılaşmış ve eril tahakküm ile yıpranmış ilişkilerini devrimci bir inşacı yıkışla yeniden özgürlük temelli yaşamda radikal oluşturabilirsek ancak tutkulu aşkları yeniden yaşatabileceğiz.
    Büyük çabalarla ve emsalsiz deneyimlerle anlam kazanan politik duyguların tutkulu aşkları eyleminde yeniden yaratması, var olan umutsuz gidişatı ters yüz edecek manevi umudu yeniden yeşertmeyi başarmıştır. Peki, bu kıvılcım insanın birbirini tüketmeden yeniden ürettiği yaşam ateşini sürdürebilecek mi?
    Tutkulu aşkların Nirvana’sı ateşin özünde yıkanmayı-yanmayı gerektirir ki, özün harı tavını alsın, özgür yaşamı besleyebilsin. Son kertede acının bilinci, tutkunun özünde aşkı özgür yaşamla harmanlar.
    Bilinçte yaşatılan tutkulara yasak koyacak hiçbir güç yoktur. Çünkü tutkulu aşklar tanrısal yasaklardan bile muaftır. Yargıçlar toplumunun ön yargıları bilinçte yaşananlar tutkuların yürek hükmüne tabidirler. Hiçbir aracıya ihtiyaç duymazlar. Yürek, bilinç ve duygu tutkulu aşkların firari ortağıdır her koşulda hazan mevsimine direnen.

    “Aşksız ve paramparçaydı yaşam
    bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!”
    ADNAN YÜCEL


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları