• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Ulus devletler çözülürken Kürtler

    IŞİD’in Irak’taki yürüyüşü ve işgal faaliyetleri sürüyor. Bütün hafta sürdü. Irak’ın mezhepsel olarak ve ağrılıkla Sunni olan kısmında başta Musul olmak üzere bazı kentler IŞİD’ın kontrolüne geçti. IŞİD bu kentlerde terörün en acımasızını sergileyerek iktidarını pekiştiriyor, iktiadarı uğruna kadın, çocuk demeden toplu katliamlar yapıyor.
    Irak bölünüyor. Şii, Sunni ve Kürt olarak ilk adımda üçe. Suriye de hakeza.

    Elbette, bu ülkelere bölünüyor diye yas tutacak değiliz. Tarih ve toplumlar akışını sürdürüyor. Bu dönemin, ulus devletlerin çözülme dönemi olacağını biliyorduk. Eğer bugünkü gelişmelere ulus devletin kalıcı ve her çağda işlevsel olduğunu empoze eden yaygın ideoloji ile bakarsanız, tabii ki ulus devletlerdeki çözülmeyi beklenmedik bir gelişme olarak değerlendirirsiniz.
    Oysa ulus devlet de tarihseldir, birçok başka yönetim biçimi gibi. Yani ulus devlet kapitalizmin bir ürünü olarak doğmuş ve gelişmiştir, şimdi küreselleşme döneminde çözülmektedir. Hele Ortadoğu’daki kimi ulus devletlerin sınırlarının ne kadar yapay olduğu düşünülürse, kimi yerlerde harita üzerinde düzeltme yapıldığı bile söylenebilir.
    Ama işte ulus devletler Ortadoğu’da geleneksel savaş yöntemleriyle çözülür, yerine de daha gelişkin bir alternatif getirilmezse, bu çözülmeler kanlı sonuçlar doğuruyor.
    Bugüne kadar ulus devleti aşan bir yönetim ve örgütlenme tarzını geliştiren ve ‘demokratik özerklik’, ‘demokratik ulus’ gibi Abdullah Öcalan tarafından önerilen kavramlarla yeni ve çoğulcu toplumlar inşa etmeye yönelen sadece Kürt Özgürlük Hareketi oldu.
    Rojava ve tabii ki Kuzey Kürdistan’daki belediyler radikal demokrasi, çoğulcu ve katılımcı yönetim ve ekolojik yaklaşımların en gelişkin nüveleri konumunda bugün. IŞİD’in ve daha birçok örgütün mezhepsel ve dinsel farklara referansla acımasız katliamlar yaptığı Ortadoğu’da , Kürtler Rojava’da kantonları bütün etnik topluluklarla beraber yönetirken yeni bir toplumsal sözleşme ortaya koyuyor.
    Halkların Demokratik Partisi, Türkiye’de işte bu demokratik ve çoğulcu tercihe tekabül etmektedir, bu tercihin siyasi ifadesidir.
    HDP, Kürtler’in dinamiği ile çatısı altında Türkiye’nin bütün ezilenlerini, etnik ve sınıfsal olarak ötekileştirilmiş bütün kesimlerini bir araya getirmeyi hedefleyen, bunu yaparken de tektipçi ya da ulus devletçi bir yaklaşımı benimsemeyen, sınırları kolayca aşacak esnek ve çoğulcu bir toplum modeli öneren modern bir parti.
    Bu haliyle HDP, Türkiye’nin gelecekteki vizyonudur.
    HDP, bu pazar böyle hedeflerle olağanüstü kongreye gidiyor.
    Kürt Özgürlük Hareketi’nin Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu’ya sunduğu insani alternatifin siyasi örgütlenmesini daha da geliştirmek, güçlendirmek için.
    Mutlu ve heyecanlıyım. Kongrede olacağım.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları