Bu Yazıyı Yazdır

Gerçekten at izi it izine karışmış, aman dikkat
Her şeyden önce şunu söyleyerek yazıma başlamak istiyorum. Ben bugün çok yüksek sesle eleştirenlerden daha fazla; dün Gülen hareketi, hizmet hareketi, Fethullahçılık, Hoca Efendiliğe bu gün ise FETÖ”cü denilen harekete karşıydım. Bu günde bir o kadar karşıyım. Çünkü sapık ve dinciliğe dayanan her türlü hareketin ülkeye ve ülke insanına hiç bir yarar getirmediğini tam aksine büyük zararlar verdiğine inanan bir insanım. Onun için aşağıda yazacaklarıma kimse kafasındaki kılıfı giydirmeye çalışmasın. Şimdi gelelim bugünkü yazıma. Milli Güvenlik Kurulunun OHAL’ın uzatılması tavsiyesi kararından hemen sonra, birçok radyo, televizyon ve gazetenin kapatılma kararı alındı. İddialara göre, kapatılan radyo ve televizyonların çoğunun FETÖ terör örgütüyle hiçbir ilişkileri yok. Neden kapatıldıkları üzerine kafa yoranlar; gerekçeli kararın yeterli olmadığını; ayrıca önce gerekçeli ve de toplumu ikna eden bir karar alınmalı ve açıklanmalıydı, daha sonra gerekiyorsa bu kurum ve kuruluşlar kapatılmalıydı görüşü çoğunlukta sanırım. Bu yönde görüş bildirenlerin bana hatırlattığı bir Nasrettin Hoca fıkrasını sizlere aktarmak istiyorum. Nasrettin Hoca kızının eline bir testi verir ve buna su doldurmasını ister. Kızı tam yola koyulurken çağırır ve bir tokat aşk eder suratına. Yanındakiler Hocam neden hiçbir suçu yokken kızını dövdün diye sorduklarında Hoca: Testiyi kırdıktan sonra dövmenin bir işe yaramayacağını, kırmaması için dikkatli olması için dövdüğünü söyler. Acaba iktidar bu nedenle mi radyo ve televizyonları kapattı? Kim bilir… Keşke kapatılmasaydılar. Onun yerine başka şeyler denenmeliydi. Ancak yıkıcı, terörü ve silahlı mücadeleyi teşvik eden öneren yayınları yapan radyo ve televizyonlar yasalara uygun bir biçimde tabii ki kapatılabilir. Ülkenin bağımsızlığına, insanlarının birbiriyle kavga ettirmelerine yönelik art niyetli düşünce ve görüşleri savunan, silahlı mücadele içine giren FETÖ ve benzeri terör örgütleri, alenen destekleyen televizyon ve radyolar yine yasalara uygun bir biçimde kapatılabilir. Mesela; TBMM ‘ni F-16’larla bombalama, havadan insanların üstüne ölüm yağdırma, köprüleri kapatarak insanların canına kıyma, yüzlerce insanın ölümüne neden olan eylemlerde bulunan bugünkü tabiri ile FETÖ denen lanet bir terör örgütünü öteden beri destekleyen her türlü yayın organı tabii ki kapatılmalıdır. Tabii ki bu olaylara yönelik çıkarılan KHK’lere destek verilmelidir. Ancak yukarıda saydığım nedenlerden dolayı çıkarılan KHK’lerin maddeleri arasına; -Yerini sağlamlaştırmak, -Kendilerini koruma altına almak, -Hasım gördüklerini cezalandırmak -Kendinden olmayanları kodeslemek ve benzeri durumlara düşmemek için çok hassas davranılması gerektiği düşüncesindeyim. Tam aksine; ülkeye yönelik, tehlikeyi daha hızlı bertaraf etmek, gecikmemek, o günkü tehlikeye yönelik uygun ve gerekli yasal kararları almak için tabii ki KHK’lere gereksinim vardır. FETÖ denilen sinsi terör örgütünün bu ülkenin başına bela olmaktan çıkarılması, kurum ve kuruluşlardan bu örgütün elemanlarından arındırılması için yapılan çalışmalardan memnun olmaktan başka bir seçenek var mıdır? 15 Temmuz tarihinde din (dincilik) adına, çalıştıklarını ileri süren bugünkü adıyla FETÖ denen cemaat ve benzeri terör örgütlenmelerin aslında Türkiye’yi, Türkiye Halkını ve de devleti hedef alan bir örgüt olma gerçeğini ortaya koymuştur. Anca KHK’lerin fırsatçılık yapmamasına, Cumhurbaşkanının dediği gibi ”At izinin it izine karıştığı” bir dönemde mazlum yaratmamak, sağ gösterip sola vurmamaya, kendinden olmayanları yok saymamaya özen gösterilmesi gerektiğine inananlardanım. Ancak ilgisiz kanalları ve gazeteleri kapatmayı, örneğin çocuk kanallarının kapatılmasını da yadırgayanlardanım. Dostça kalın… “Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.” “SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”

Bu Yazıyı Yazdır