Bu Yazıyı Yazdır

BİR OLALIM DİRİ OLALIM
  Kim ki benim dilim seninkinden güzeldir, Kim ki benim mezhebim seninkinden uludur, Kim ki benim rengim seninkinden aladır, Kim ki ben senden üstünüm, derse; Ona cevap en az bin beş yüz yıl önce verilmiş biline. Nasıl mı? Söyleyeyim; Gazneli Devleti'nin en büyük hükümdarı ve de Hindistan Fatihi Gazneli Mahmut, 1140 yıl önce demiş ki; “Yoklansın kafatası, Mezarda her ölenin; Farkı var mı bakalım, Hükümdarla kölenin.” Evet, gelin; sağcısıyla, solcusuyla, ulusalcısıyla… Kafamızın arkasındaki ötekileştirmeyi, kör bir kuyuya atalım, bir olalım, birlik olalım. Barışa, bağımsızlığa, özgürlüğe; el ele vererek, güç birliği ederek, birlikte yürüyelim. Kürd’üyle, Türk’üyle; Alevi’siyle, Sünni’siyle... Zafer yolu, birlikten geçer. O kadar çok kolay oyuna geliyoruz ki, O kadar çok kolay aldatılabiliyoruz ki… Bunu bir fıkrayla doğrulamaya çalışayım. Fıkra şöyle: “Çocuğun birisi berber dükkânına girmiş. Berber giren çocuğa bakarak, tıraş ettiği müşterisine; “Şu içeri giren çocuk var ya, dünyanın en salak insanı. İzle şimdi…” diyerek çocuğu yanına çağırmış. Bir eline bir lirayı diğer eline ise beş lirayı almış ve çocuğa uzatarak bunlardan hangisini alırsın demiş. Çocuk bir lirayı almış ve berber dükkânından çıkmış. Adam müşterisine dönerek; Gördün mü? Hiç değişmiyor. Bu çocuk tam bir aptal, demiş. Daha sonra müşteri tıraşını olup dışarı çıkmış. Az sonra yüz metre ötede dondurmacının önünde hani berberin salak dediği dondurma yiyen o çocukla karşılaşmış.   Dayanamamış ve çocuğa; neden beş lirayı değil de bir lirayı aldın, diye sormuş. Çocuk keyifle dondurmasını yalayarak: Beş lira aldığım gün bu oyun biter, demiş. Ya, işte böyle. Hadi gelin biz de bu birlikte bu oyunu bitirelim. Burada herkesçe bilinmesi gereken, Türk’ün ya da Kürt’ün gücü değil, insanlığın özgür iradesi karşısında tüm zulüm kalelerinin yıkılmaya mahkûm olduğudur. Bu inançla el ele vermekten, birbirimizi sevmekten, hoş görmekten, her şeyden önce empati yapmaktan başka çıkar yoktur. Başka çaremiz yok. Ve şu iyi bilinmelidir ki bazı taraflarca zorla, aldatıcı düzenlerle, cebren hiçbir fikri insanlara kabul ettiremezsiniz. Büyük şair Namık Kemal ne diyor, kulak verelim: "Ne mümkün zulm ile bîdâd ile imhâ-yı hürriyet? Çalış, idrâki kaldır, muktedirsen âdemiyetten!" Biraz açalım; İnsanın düşünebilme ve yaratılışından gelen hürriyetini zulüm ve baskı ile ortadan kaldırmak olası değildir. Nasıl, insanın düşünme yeteneğini ortadan kaldırmak olası değilse, bu düşünmeden ötürü, hürriyetini de ortadan kaldırmak da mümkün değildir. Bu nedenle birlik olmak için biraz cesaret gerek. Biraz direnç gerek. Ve korkulardan arınmak gerektiğini artık bilmeliyiz. Pir Sultan Abdal’la bitirelim yazımızı. “Gelin canlar bir olalım, Münkire kılıç çalalım.” Dostça kalın… “Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.” “SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.” “Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

Bu Yazıyı Yazdır