Durum
Bu hafta ülkede ve çevremizde yine çatışmaların hız kesmeden sürdüğü, kan dökülmeye devam edildiği bir hafta oldu. Maalesef halkların barışa ihtiyacı ne kadar büyük olursa olsun, devletler savaştan vazgeçmiyor, hatta bazıları savaşı iktidarlarının kullanışlı bir aracı haline getirmiş artık. Medyanın ana akımı da bu ateşe körükle gidiyor. Oysa insanlar gündelik hayatlarını huzur ve güven içinde idame ettirmek, refaha ulaşmak ister. Medya da sokaktaki insanın bu dileğine ses olmakla yükümlüdür. Bugün halktan yana gazetecilik, barış gazeteciliği olmak zorundadır.
Biz Halkın Nabzı olarak barış gazeteciliğini sürdürüyoruz ve bu yolda en büyük destekçimiz, siz okurlarımızsınız.
Elbette savaşın gürültüsü ve karanlığında umut verici gelişmeler de oluyor. Geçen hafta sonu sevgili arkadaşım Ahmet Tulgar ile Demokrasi için Birlik Kurultayı'na katıldık. Birbirinden farklı parti ve kurumların demokrasi paydasında bir araya geldiği, herkesin demokratikleşme ve barış için neler yapabileceğini ortaya koyduğu verimli bir toplantı oldu Kurultay. Demokrasi için Birlik katılımcılarının söyledikleri daha uzun süre tartışılacak gibi görünüyor.
Ben de bu haftaki köşe yazımı bu konuya ayırdım. Bu haftaki söyleşimi de Kurultay'ın açılış konuşmasını yapan eski CHP Milletvekili Prof. Dr. Binnaz Toprak ile yaptım. İlgiyle okuyacağınızı düşünüyorum.
Halkın Nabzı bağımsız bir gazete. Ve bu yüzden de sizlere ücretsiz olarak ulaşabilmesi için ilan desteğine ihtiyaç duyuyor. Okurlarımız çevrelerindeki reklam verenlere doğru mecra olarak bizi tavsiye ederse memnun oluruz.
Sizleri Halkın Nabzı'na abone olmaya da davet ediyorum. Böylelikle hem gazetenize adresinizde ulaşırsınız hem de destek sağlarsınız.
Haftaya görüşmek üzere.