Durum
Geçen haftanın en önemli olayı herhalde 370 derneğin KHK ile kapılarına mühür vurulmasıydı. Dernekler ve daha geniş anlamda sivil toplum kuruluşları bir demokrasinin olmazsa olmazıdır. Yurttaşlar dernekler vasıtasıyla hem ülkenin geleceği hakkında söz sahibi olurlar hem de toplumun bir ferdi olarak hareket etmeyi öğrenirler. Daha basit ama önemli bir faydası ise derneklerin, insanların zamanlarını faydalı biçimde geçirmesidir. Derneğe gitmeyip de kumarhaneye mi gitsin yurttaşlar? Bu haftaki yazımda bu meseleyi daha geniş bir biçimde ele aldım. Umarım, hükümet bu uygulamadan kısa sürede vazgeçer.
Haftanın bir başka önemli olayı ise ABD'de Trump'ın başkan seçilmesiydi. Dünyada yine bir ırkçılık, milliyetçilik dalgası yükseldi. Bu korkutucu. Ama ben yine de demokrasi, özgürlük ve barış mücadelesinin dünya halklarına kazandırdığı bilincin bu dalganın üstesinden geleceğine inanıyorum.
TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı açıldı. Yazarların, aydınların hâlâ yazıyor olması, kitapların yayımlanıyor olması geleceğe dair umudumuzu koruyor. Fuar salonları yine kitap dostlarıyla doluydu. Maalesef bu sene fuarda bir hüzün de hissediliyordu. Türkiye'nin bazı önemli yazarları cezaevinde. Ellerine kalemden başka bir şey almamış bu insanların cezaevinde tutuluyor olması hepimizi üzüyor, ülkemizin uluslararası topluluk nezdindeki prestijini sarsıyor.
Batı'dan gelen eleştiri ve uyarıları hafife alıyormuş gibi davranmak bize bir şey kazandırmaz.
Bir ülkedeki toplumsal barış çok önemlidir.
TÜYAP Kitap Fuarı vesilesiyle bir kez daha yazarlara, gazetecilere özgürlük talep edelim.
Haftaya görüşmek üzere.