Durum
Maalesef bir kez daha sarsıldık. Cumartesi akşamı savaşın kanıyla boyandı İstanbul'un caddeleri. Sivillerin yaşam alanı saldırıya uğradı. Çok üzgünüz. Geçen yılın umudu nerede? Özlemle anıyoruz o günleri. Tek dileğimiz bu ülkede barış içinde bir arada yaşamın kurulması.
Biz Halkın Nabzı olarak en zor zamanlarda da barışı savunmayı sürdüreceğiz.
Geçen hafta ben ve sevgili ekip arkadaşım Ahmet Tulgar, Maltepe Belediye Başkanlığı'nın davetlisi olarak Yunanistan, Makedonya ve Bulgaristan'daydık.
Bu ülkelerin de sorunları çok. Kiminin ekonomik, kiminin siyasi sorunları oluyor. Ama yine de bir şekilde toplumsal barışı muhafaza etmeyi başarmışlar, başarıyorlar. Açıkçası imrendim bu ülkelerdeki gündelik hayata.
İnsanlar sokaklarda gülümseyerek dolaşıyorlar.
Toplumsal barış bir ülke için ekmek ve su kadar elzemdir.
Şiddetle yürütülen siyaset sokaktaki insanların birbirine düşman olmasını hedefleyebilir.
Bu işlerine gelebilir. Biz bu tuzağa düşmemeliyiz.
Komşularımızı seveceğiz, yardımlarına koşacağız.
Bu haftaki söyleşimi Canan Kaftancıoğlu ile yaptım. Sosyal demokrat hareketten gelen ve bir tıp doktoru, yani işi yaşatmak olan Canan Kaftancıoğlu ile yine daha önceki söyleşilerimde olduğu gibi barışı konuştum.
Canan Kaftancıoğlu, 1980'de öldürülen Ümit Kaftancıoğlu'nun gelini olarak senelerdir faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için de mücadele ediyor.
Bu ülke çok insanını kaybetti siyasi sebeplerle.
Bundan sonra olmasın.
Barış acil talebimizdir.
Haftaya görüşmek üzere.