Bu Yazıyı Yazdır

Mahalle ihraç edilenler için kenetlendi

Babası KHK ile ihraç edilen Meri Kelleci ihraç kararının ailesine, komşularına ve mahallelerine yansımalarını yazdı.

Üniversite öğrencisi Meri Kelleci’nin Eğitim Sen üyesi lise öğretmeni babası ihraç edildi. ‘İhracın ev halini’ Evrensel'e yazan Kelleci, ailesinin Adana’da yaşadıkları küçük mahallede, ihraç haberinin duyulmasının ardından esnaftan komşuya herkesin nasıl seferber olduğunu anlattı.
  Yeni yayınlanan KHK’lerle beraber birçok kişinin ihraç edilmesi ülke genelinde büyük bir etki yarattı. Ülkeyi değerlendiren çok. Ben işin aile içindeki kısmını anlatayım. Olaylar yeni KHK‘lerin açıklandığını arkadaşımdan öğrenmemle başlıyor. Aklıma nedense babam gelmiyor da sizinkilerde bir şey var mı diye soruyorum ilk. Sonrasında babamın ihracını öğreniyorum. Hemen babamın yanına gidiyorum, o da yeni öğrenmiş. Bilgisayarın başında listelere bakıyor. O an tek söyleyebildiğimiz “geçmiş olsun”. Asıl o günden sonra ihracın etkisi ev halkında daha çok oluyor. Herkes güçlü duralım da kimse üzülmesin diyerekten neşesini korumaya çalışıyor. Hatta öyle ki şakalaşmalar en üst düzeyde. Telefonunu açmadı diye babalıktan da ihraç etmekle tehdit eden kardeşimden, senin işin yoktur diyerek evin tüm işini babama yıkmaya çalışan anneme kadar. Tabii bu arada da evden ‘Geçmis olsun’ a gelenler eksilmiyor. Haberi alan mahalleli hemen ziyarete geliyor. Yaşadığımız mahalle küçük bir mahalle, insanlar iç içe. Böyle olunca da büyüklere de ayrı ayrı lakaplar takılır genelde. Müdür, başkan gibi. Babamın lakabı da hoca, haliyle. Herkes mahallenin ‘hoca’sını ziyarete gelmiş, maddi manevi elinden ne gelirse yapmaya hazır. Stajda kazandığı parayı vermeyi düşünenler bile var. Sohbetlerden anlaşıldığı üzere herkes suçlunun kim olduğunun farkında da çözüm konusunda farklı fikirler sunuyorlar tabii. Çözümü referandumda görenler çoğunlukta. Arada MHP’nin AKP’ye oyun oynadığını düşünen değişik fikirler de ortaya atılmıyor değil. Annem de tutturmuş “Açığa alınmasını bekliyorduk da ihraç şaşırttı.” Her gelene bunu diyor. Öyle olağanlaştırılmış ki açığa alınmak normal olan kısım oluyor. Mahallenin yanında ihraç edilmiş, ihraç edilmeyi bekleyen öğretmen arkadaşları da ziyaretimize geliyor. Şakayla karışık iş planları yapılıyor. Benden duymuş olmayın son plan herkesin ihracını bekleyip birikmiş paralarla yeni bir yer açma galiba. Daha sonra ihraç edilen bir öğretmen anılarını anlatıyor bize. Pazardan alışveriş yaparken esnaf parasını almayı kabul etmiyormuş bu sefer sıra bizde diyerekten. Hatta üniversitedeki oğluna para göndermek için bankamatik sırasında beklerken bu parayı da bizden oğlunuza gönderin diyerek bir deste para uzatan bile olmuş. Bu gibi hikayeler çok iyi geliyor bize. Annem her gelene bu hikayeyi anlatıyor mesela. İhraç edilen diğer öğretmen arkadaşlarının eşiyle telefonlaşıyorlar sürekli. Telefonu ilk bir hüzünle açsalar da sonunda kahkahalarla kapatıyorlar. Neşelerinden bir şey kaybetmiyorlar. Bizde durum işte böyle. Birden böyle bir durumla karşılaşmak zor elbette. Ama yalnız değiliz. Yılgın da değiliz. Bize destek olan yüzlerce kişi var belki de. Arada moralimiz bozulsa da arkamızda olan insanların varlığını biliyoruz. İhraç edilen bütün onurlu insanlar da eminim böyle, ayaktadır. Yılgınlık yok. Moral bozmak yok. Korkmak yok. En olmadı herkes toplanır birikmiş paralarla bir yer açarız canım, sıkmayın canınızı.

Bu Yazıyı Yazdır