AK Parti Sözcüsü Ünal'dan 'Partim beni savunur' diyen Türkeş'e yanıt
AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Bahçeli ile Davutoğlu arasında Tuğrul Türkeş'in bakanlıktan alınmasına ilişkin başlayan tartışma sırasında "Partim beni savunacaktır" diyen Türkeş'e yanıt verdi. Ünal, Merve Kavakçı'nın büyükelçi atanmasına yapılan eleştirilere de tepki gösterdi.
mahirunalic
20s 56d
DUVAR – AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Tuğrul Türkeş’in “Partim beni savunacaktır” sözlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ünal, Merve Kavakçı’nın büyükelçi atanmasına yönelik eleştirilere de tepki göstererek atamanın ‘iade-i itibar’ niteliğinde olduğunu söyledi.
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısından sonra açıklama yapan Ünal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Partili vekillerle yaptığı toplantıda “Yorulan varsa kenara çekilsin yerini başka arkadaşa bıraksın” sözleri hatırlatılınca şunları söyledi:
“Bugüne kadar yol yürüyen bütün yol arkadaşlarımıza ve hepsinden önemlisi biz her yıl yeni yaşımıza girdiğimizde kendi muhasebesini yapan her dem yeniden doğan bulanmadan akan bir hareketiz. Bu kutlu yürüyüşte herhangi bir şekilde Ak Parti’nin temel ilkelerinden, siyasetin tek limanı var o da ahlaktır temel ilkelerden, değerlerden uzaklaşan bir davranış içerisinde olması kabul edilemez bir durum olduğu için. Eğer böyle bir durum varsa Ak Parti bugüne kadar gereğini yaptı bundan sonra da yapacaktır. Bunu genel olarak Cumhurbaşkanımızın siyasete bakış açısı ve bir muhasebe olarak görmekte fayda var.”
‘TABİ Kİ SAHİP ÇIKACAĞIZ’
AK Parti Sözcüsü Ünal, “Tuğrul Türkeş odaklı Davutoğlu ile MHP arasında yaşanan bir polemik var. Türkeş’in ‘Partim beni savunacaktır’ şeklindeki sözlerinin nasıl yorumlanması gerekiyor” sorusuna şu karşılığı verdi:
“Ak Parti olarak biz hiçbir zaman meseleyi kişiselleştirmeden ve siyaseti de kişiler arası çatışmanın merkezi haline getirmeden yol yürümüş olmamızdır bizim temel özelliğimiz. Tabi ki her siyasi parti kendi genel başkanlığını, başbakanlığını yapmış daha önce sayın Tuğrul Türkeş gibi Ak Partinin bakanlığını yapmış geçici hükümetin kurulaması aşamasında devletim bana ihtiyaç duyduğunda üzerime düşen sorumluluğu yerine getiririm diyerek AK Parti’de bakanlık yapmış mevcut durumda da milletvekilimize tabi ki sahip çıkacağız. Bununla ilgili herhangi bir endişe söz konusu değil.”
‘BAHÇELİ İÇİN TAKDİRLERİMİZİ İFADE ETTİK’
Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim söylediğimiz şey şudur; AK Parti ile MHP arasında herhangi bir sorun söz konusu değildir. AK Parti ile MHP arasında liderler düzeyinde herhangi bir sorun söz konusu değildir. Bazı genel başkan yardımcılığı seviyesinde yapılan açıklamalardan duyulan rahatsızlık da tarafımızdan zaten açıklanmıştır. Sonrasında sayın Semih Yalçın’ın da bu açıklamaya dönük bir açıklaması oldu. Siyasal iletişim ve siyasetçinin kullandığı dil, MHP için söylemiyorum. Siyasetin geneli anlamında birilerine ders vermek anlamında da bunu söylemiyoruz. Hepimizin unutmaması gereken bir ilke siyasette nezaket her zaman değerli ve çok kıymetli. Bunun altını çizdik. Sayın Bahçeli’nin 15 Temmuz’da ve sonrasında gösterdiği devletin bekası söz konusu olduğunda siyasi sorumluluk nasıl üstlenilir bunu gösterdiğini ve takdirlerimizi ifade ettik cumhurbaşkanı ve başbakan düzeyinde.”
Bahçeli (sağda) ve Davutoğlu tartışmasıyla başlayan polemik karşılıklı açıklamalarla sürüyor. AK Parti - MHP polemiği tamgaz sürüyor
MERVE KAVACKÇI’NIN ATANMASI İADE-İ İTİBAR
Merve Kavakçı’nın Büyükelçi atanmasına ilişkin eleştiriler hatırlatılınca Ünal, şunları söyledi: “”Bir şeyi doğru değerlendirelim eğer devletin yaptığı bir düzenleme, tasarruf herhangi bir şekilde anayasaya, mevcut hukuk düzenine aykırı değilse öncelikle bir sorun yok demektir. Bu, siyasi iradenin aldığı bir karardır ve bu kararı birilerinin eleştirmiş olması da siyasetin doğası gereğidir. Ama şunu da unutmamak gerekir ki bu ülke, Sayın Merve Kavakçı’nın şahsında bir inanç ve kıyafet özgürlüğünün nasıl engellendiğine de maalesef şahit olmuştur. Türkiye gibi özgürlüklerin, demokrasinin ve hukuk devletinin kıymetinin her an altının çizildiği bir ülkede geçmişte yaşanmış böyle bir tatsızlığın bugün bir iade-i itibar gibi tekrardan bir devlet tasarrufu ile eyleme dönüşmesini birilerinin yadırgamasını açıkçası anlamıyorum. Kavakçı Meclis’e geldiğinde birilerinin sırf başörtüsü nedeniyle gösterdiği tepkiyi hatırlayalım. Şimdi başörtülü milletvekillerimiz oldu. Bu atama Türkiye’nin özgürlükler anlamında nereden nereye geldiğinin de bir göstergesidir.”