Verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum...
Cumhurbaşkanı Erdoğan; Anayasa Mahkemesinin meslektaşımız Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve aynı gazetenin Ankara Temsilcisi Erdem Gül hakkındaki ilgili hak ihlali kararı dolayısıyla;
“Anayasa Mahkemesi böyle bir karar vermiş olabilir. Ben o karara sadece sessiz kalırım ama onu kabul etmek durumunda değilim. Verdiği karara uymuyorum saygı da duymuyorum.” dedi Afrika gezisi öncesi.
Evet dedi ve yurt dışına çıktı.
Ben hukukçu olmadığım için öncelikle bu konu ile ilgili kişilerin yorumlarını ve dile getirdikleri görüşleri bu satırlara almayı daha uygun buldum.
Zira bu konuda derinliğine yorum yapmam bir anlamda ukalalık olur diye çekindim.
Bu nedenle Cumhurbaşkanının Afrika gezisi öncesi Anayasanın verdiği hak ihlali kararla ilgili demeci hukukçular tarafından nasıl karşılandı. Nasıl tepkiler verildi bunları sütunlarıma alacağım bu yazımda ve takdiri siz okuyucularıma bırakacağım.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan;
“Yapılan kınamadır. Bizi etkilemez. Anayasa Mahkemesi kararları; herkesi, her kurumu bağlar.” diye cevap verdi.
Ki bu adam, AKP’nin anayasa çalışmalarına etkin katılmış bir hukukçumuzdur.
Bakın AİHM eski başkanı Rıza Tüzmen ise Cumhurbaşkanının son söylemleri için:
“Son derece kaygı verici. Bu hukuk devletini ortadan kaldırmak demektir. Hukuk devletinin kararlarını tanımıyorum demektir.” diyerek tepkisini ortaya koymuş.
Şimdi de Bülent Arınç’a kulak verelim.
Bilkent Üniversitesinde “Dünden bugüne Türkiye siyaseti” konulu panelde Bülent Arınç şöyle diyor. Özetle.
“Madem öyle; o yemini etmeyecekti. Anaysa Mahkemesi kararını tanımıyorum demek, bu anayasa mevcut oldukça geçerli değildir. Bu karar devletin tüm kurumlarını bağlar, Zühtü Arslan’ın yanındayım dedi ve Anayasa Mahkemesini, verdiği bu karardan dolayı kutladı.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı ise;
“Yargı kararlarına saygı duymayanlar, yargıyı talimatla çalıştırmayı düşünenler, hukukun üstünlüğü ilkesini gölgeleyenler, her olayı kendi pencerelerinden görerek, farklı fikirleri ve yorumları düşmanca değerlendirenler ülkemizin geleceğini tehlikeye atmaktadır.” diye tepkisini ortaya koyuyor.
Gelelim Gazeteci Mehmet Barlas’a ki, hükümet yanlısı olarak bilinen bir meslektaşımızdır.
CNN’deki açıkoturumda direk tepki koymasa da kısaca; “Yargı süreci devam eden bir durumda bu konuşma yapılmamalıydı. Bu konuda görüş bildirmeyi doğru bulmuyorum.” demekten kendini alamadı.
Yararlı olacağına inandığım Anayasamızın 138. Maddesini sütunuma almak istiyorum.
“Hiçbir organ, makam, merci ve ya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez. Genelge gönderemez. Tavsiye ve telkinde bulunamaz.”
Bütün bu söylemlerin ardından hukuken olmasa da fikren bir şeyler söylemek isterim tabi.
Sanıyorum, gerek insanların büyük bölümü gerek muhalefet partileri, hatta son düzlükte havuz medyası ve AKP’ ileri gelenlerinden bir kısım neden “başkanlığa” karşı oldukları; cumhurbaşkanının son açıklaması ile gün ışığına çıkmış oluyor.
“Hak ihlali” kararına verilen cevap aslında bu güne kadar kerhen de olsa başkanlık sistemine taraf olanları bile ürkütmüştür.
“… verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum.”
Bu söylem, hukuk devleti beklentileri olanları, anayasal özlemleri bulunanları bu kez çok daha fazla endişeye düşürmüştür.
Gerçi daha önce de;
- Anayasayı mahkeme odasına aldık, demesi,
- Kimi kez anayasayı çiğnemiş olması,
- Rejim fiilen değişti, demesi bile insanlara bu kadar itici gelmemişti.
Ancak; “… verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum.” demesi inanıyorum ki AKP de bile infiale neden olmuştur.
Dostça kalın…
“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”
“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”
KADINLAR
“Bırak elimi,
Kesme dilimi,
Kapatma gözümü.
Ben 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde,
Üç maymunu oynamak istemiyorum.
Bırak kadın Özgür kalsın.
Ki dünya özgür olsun…”
Recep YILMAZ