Benzerine Az Rastlanır Davranışlar Dizisi
İsrail eski Başbakanı Ehut Olmert, 18 aylık cezasının infazı için geçtiğimiz hafta cezaevine gönderildi.
Gerçi bizim taraflı-tarafsız medyamızda bu olay haber değeri olmadığı için adeta iç edildi. Bence haber değeri çokça büyük olan bir haberdi.
Neyse…
Öncelikle neden cezaevine atıldığına bakalım, koskoca başbakanın.
Gerekçe; Mart 2014’te belediye başkanlığı sırasında iki inşaat projesi için ilgili müteahhitlerden 500 000 şekel yani 129 000 dolar, diğer birinden de 60 000 şekel rüşvet almış. Sanırım toplam 140 000 dolar haksız bir kazanç olarak cebine indirmiş. Bu nedenle İsrail adaleti onu suçlu bularak toplam 18 aya mahkum etmiş.
Yargı-temyiz derken toplam 18 ay cezaevinde yatacak.
Bu adam 70 yaşında ve eski başbakanlardan olmasına rağmen İsrail adaleti gözünün yaşına bakmadan gereğini yapmış.
Ama adı geçen de;
- Adaletten kaçmamış.
- Suçu örtbas etmek için başka yollara sapmamış.
- İşi sulandırmamış.
- Devletin kurum ve kuruluşlarını kendini bu işten sıyırmaya ortak etmemiş.
- Adeta ”Eğer bu suç ise ben bu suçu işledim. Cezama hazırım.” demiş.
Bence yaptığı suç… Ama sonrası büyük bir dürüstlük örneği.
Bu satırları okurken sakın bana “İşi gücü bırakıp bir İsrailliyi savunmak sana mı düştü’’ demeyin. Benim amacın asla birilerini savunmak ya da yermek değil. Ben asla birilerini yermek ya da sövmek sevdasında değilim. Ben yalnızca örneğine az rastlanır bir konuyu dile getirmeye çalışıyorum.
Çünkü rüşvet almak ne kadar onursuzca bir davranış ise; kıvırmadan adaletin önüne çıkmayı kabullenmesini de bir o kadar onurlu davranış olarak görüyorum.
Az rastlanır cinsten…
Bu davranış azda olsa kendini akladığı gibi;
- Ülkesini,
- Ülkesinin Halkını,
- Ülkesinin yönetimini,
- Adalet işleyişini,
- Adalet anlayışını,
- Kim olursa olsun hata yapan cezasını çeker anlayışını,
- Halkının devletine olan, hukuk anlayışına olan, adalete olan güvenini arttırmaya vesile olması dolayısı ile de takdire şayan bir davranış olmuştur.
Ya bu adam çıkıp mesela;
- Filistinlilerin tezgahıdır,
- Türklerin komplosudur,
- Amerikalılar beni kandırdı,
- Kürtler beni tufaya getirdi, diyebilirdi.
Ama dememiş.
- Bu adam bu denli kıvırma yollarına gitmemiş,
- İsrail Devleti ve de hükümeti de böyle bir olayı –başbakandır diye- koruma, kollama gibi bir davranış içine girmemiştir.
Bu nedenle muhatapları kutluyorum. Darısı bu denli olaylar karşısında benzeri bir ayakta duruş sergileyemeyen ülkelerin başına diyorum. Başka da bir şey demiyorum.
Çünkü benzerine az rastlanır bir davranış…
Dostça kalın…
“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”
“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ YAPILSIN.”
ERGENEKON NEDİR
Ergenekon nedir? diyorsun, baba;
Ergenekon;
16 Şubat 1969 Kanlı Pazardır,
Nurhak Dağlarıdır Oğlum,
Ergenekon, Kahramanmaraş'tır,
Sivas'tır,
Çorum'dur.
Ergenekon;
Diyarbekir 5 nolu ceza evidir.
Ankara Ulucanlar’dır, Mamak’tır,
İstanbul Bayram Paşadır,
Sağmalcılardır, Metristir, oğlum.
Ergenekon;
1977, 1 Mayıs’ıdır,
Ergenekon faili meçhullerdir.
Sahipsiz mühimmatlardır.
Ergenekon;
Ezberlerdir, ezenlerdir...
Recep Yılmaz