Bu Yazıyı Yazdır

"Kayyum" Belediyeciliğinin bir yılı: "Fetih ve keyfiyet"!

DBP, 102 belediyesinden 94’üne atanan kayyumların uygulamalarını içeren raporu açıkladı. Kayyumun bir yılı aşkın süredir devam eden icraatlarına ilişkin hazırlanan kapsamlı raporda kayyumların atandığı hiçbir belediyede meclis toplantısı gerçekleştirilmediği, belediye bütçelerinin kayyumun keyfine ve isteğine göre yapıldığı ve bütçelerin nereye nasıl harcandığının belli olmadığı belirtiliyor.

  Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan 674 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 11 Eylül 2016 tarihinden sonra 102 belediyesinden 96’sına kayyum atanan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), kayyumlara ilişkin kapsamlı raporunu açıkladı. Çarpıcı bilgilerin yer aldığı rapora göre, kayyumlar 2 bin 13 kişiyi işten çıkardı; DBP’nin 27’si kadın 70 eş başkanı, 81 de belediye meclis üyesi tutuklandı.   İki bölümden oluşan raporda, DBP’li belediyelerin yerel yönetim anlayışı ile kayyum atanana kadar yürüttükleri çalışmalar ve belediyelere atanan kayyumların bir yıllık uygulamaları detaylı bir şekilde anlatılıyor.  

Kayyumlardan önce: Doğrudan demokrasi

DBP’nin yerel yönetimlere bakışı ve faaliyetlerinin yer aldığı raporun, “Demokratik Ekolojik Katılımcı Kadın Özgürlükçü Yerel Yönetim Modeli” başlıklı birinci bölümünde, partinin, ’cinsiyet özgürlüğü, toplumsal ekoloji ve doğrudan demokrasi esaslarına dayalı yönetim modeli’ üzerinde duruluyor. Raporda DBP’nin ‘devleti küçülterek, yerel, bölgesel yönetimleri güçlendirmeyi esas alan belediyecilik anlayışının, toplumsal sorumluluğu yerele devreden bir anlayış’ olduğu vurgulanıyor. Birinci bölümde belediyelerin kültür-sanat, kent, ekoloji ve sağlık, ekonomi ile kadın politikaları ve bu alanlardaki faaliyetleri anlatılıyor.  

Kayyumlardan sonra: Belediyeler ‘fethedildi’

DBP raporunun “Bir Gasp Aracı Olarak Kayyumlar” başlıklı ikinci bölümünde ise 11 Eylül 2016 tarihinde başlayan kayyum atamaları ile yurttaşların yönetime katılım hakkının ‘gasp edildiği’ ve ‘demokratik siyasete darbe vurulduğu’ belirtiliyor. Raporda, “Kayyumlar kendilerini merkezi devletin temsilcisi olarak görmüş, belediyeleri de ‘fethedilmesi’ gereken topraklar olarak değerlendirip ‘fetih sembolü’ olan bayrağı belediye binalarına asmışlardır” deniliyor. Raporda 3’ü büyükşehir belediyesi olmak üzere, 10 il, 72 ilçe ve 12 belde ile toplam 94 DBP’li belediyeye kayyum ataması gerçekleştirildiği ve bu belediyelere devletin memurlarının atandığı kaydediliyor.  

27’si kadın 70 eş başkan tutuklu, kadın çalışmaları ‘yok ediliyor’

Kayyum atamaları gerçekleşmeden önce DBP’li yöneticilerin tutuklanmaya başlandığının hatırlatıldığı raporda, Ağustos 2015 tarihinden başlayarak gözaltı operasyonlarına başlandığı, 93 belediye eş başkanının tutuklandığı, hâlihazırda ise 70 belediye eş başkanının halen cezaevinde olduğu bilgisi paylaşılıyor. Rapora göre tutuklu belediye kadın eş başkanların sayısı ise 27. Bunlardan 4’ü hükümlü. Raporda, kayyum atamalarıyla DBP belediyelerinin kurumsallaştırmaya çalıştığı kadın çalışmalarının ‘yok edilmeye’ çalışıldığı da belirtiliyor. Kayyumların kadın merkezlerini ve sığınaklarını kapattığı, Kadın Politikaları Müdürlüğü çalışanlarını işten çıkardığı ya da görev yerlerini değiştirdiği belirtiliyor.43 kadın merkezinin bulunduğu il ve ilçelerin ise kayyumların ilk hedefi olduğu vurgulanıyor.   Raporda, kayyumların ‘kadın düşmanı ve cinsiyetçi politikalar’ izlediği belirtilirken, bu durum ise onların yapmış oldukları faaliyetlerle sıralanıyor. 94 DBP’li belediyeye atanan kayyumların genelde belediyelerde ortak uyguladıkları kararlar şöyle listeleniyor:    

Belediyelerde meclis toplantısı yok, bütçelerin nereye harcandığı bilinmiyor

Raporda ayrıca 2014 yerel seçimlerinde DBP’li belediye meclis üye sayısının 1.275 olduğu ancak son 1 yılda 500’ü aşkın meclis üyesinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği, halen cezaevinde tutuklu bulunan 81 belediye meclis üyesinin bulunduğu belirtiliyor.   Kayyumların atandığı belediye meclislerindeki vaziyete dair ise şu bilgi aktarılıyor: Kayyumların atandığı hiçbir belediyede meclis toplantısı gerçekleştirilmemiştir. Halka ait olan belediye bütçeleri kayyumun keyfine ve isteğine göre yapılmaktadır. Bütçelerin nereye harcandığı, nasıl harcandığı belli olmadığı gibi, doğru harcanıp harcanmadığını denetleyen bir mekanizma da bulunmamaktadır.

    Kaynak:  Gazete Karınca

Bu Yazıyı Yazdır