Bu Yazıyı Yazdır

“HDP İstanbul’a, İstanbul seçmenine oldukça yüksek bir düzeyde hitap etmektedir”
      İshak Karakaş   Halkların Demokratik Partisi’nin kilit parti olduğu ve büyük bir coşkuyla en zor şartlarda kampanya yürüttüğü bu seçim sürecinde, yine en fazla HDP’nin sesini kamuoyuna duyurması engelleniyor. Hem bir barış gazetecisi hem de HDP milletvekili adayı olarak ben de bu dönemde sesi engellenenlerin sesi olan gazetemizde HDP yöneticileri ve adaylarıyla söyleşiler yapacağım. İlk olarak HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’a yönelttim sorularımı:   Genelde İstanbul, özelde 1. Bölge seçmeninin oyları HDP için ne ifade ediyor?   İstanbul Türkiye’nin dört bir ucundan insanları bünyesinde barındıran büyük bir metropol.  Bu kalabalık kentte yaşayan yurttaşlarımız farklı farklı aidiyetlere mensuplar. O nedenle çok renkli, çok çeşitli bir nüfus yapısına sahiptir İstanbul. Yine dünyanın en kalabalık Kürt nüfusuna sahip kentidir İstanbul. Ve kent olarak rantiyelerin, şirketlerin, doğa ve kültür mirasının zenginliklerinden beyhude bir iktidarın yağma ve talanıyla büyük yıkımlara maruz kalmıştır. Çok kısaca ifade ettiğim sırf bu nedenler ile dahi HDP İstanbul’a, İstanbul seçmenine oldukça yüksek bir düzeyde hitap etmektedir. HDP’nin onarıcı yaklaşımı, çoğulculuğa yaptığı vurgu, birlikte ve eşit yaşama hedefi, ekolojik toplum vaadi, kadınlardan, gençlerden, işçilerden, yoksullardan ve yoksunlardan yana geliştirdiği mücadele biçimi, kısacası HDP’nin ezilenlerin ve ötekilerin partisi olması HDP’yi tüm ülkede olduğu gibi İstanbul içinde son derece önemli ve gerekli bir parti haline getirmektedir. HDP için de İstanbul ve bir bütün olarak bütün bölgeleri; Türkiye’nin mikro bir oluşumunu ifade etmektedir. Bizim için İstanbul büyük kucaklaşmayı, büyük mücadeleyi ve büyük kazanmayı ifade ediyor!   Seçim çalışmalarını hem seçim bölgenizde hem de eşbaşkan olarak Türkye’nin farklı yerlerinde sürdürüyorsunuz. İzlenimleriniz nedir?   Evet.  Gerek seçim bölgem İstanbul, gerekse seçim çalışmalarına bizzat katıldığım diğer faklı yerlerde halkın büyük ilgisine, desteğine ve coşkusuna mazhar oluyoruz. Bugüne kadar bulunduğumuz her yerde çok büyük bir coşku ve katılımla karşılandık. Bizlere kendimizi çok güçlü, çok iyi hissettiren bir kitlemiz var.   Bu seçimler Türkiye için ne ifade ediyor? HDP bu seçimlerin önemini nasıl tanımlıyor? Bu seçimlere herhangi bir demokratik ülkede yapılan siyasal tercihlerin yapıldığı sıradan bir seçim gözüyle bakmak olanaksız. Hatta Türkiye siyasi tarihi açısından baktığımız zaman bile bu seçimlerin şimdiye kadar yapılan seçimlerden çok daha farklı bir öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle rejim değişikliğine gidilen bir seçimden söz ediyoruz. Ve hepimizin gördüğü üzere tek adam rejimine, yani diktatöryal bir düzene geçme tehlikesi ile karşı karşıyayız. Ki bu ülkemiz açısından çok büyük bir kırılma noktası, büyük bir kaybediş olur. Bu seçimlerde; başta adaletiama her türlü adaleti hukuki, ekonomik, ve toplumsal adaleti berheva etmiş; eşitlik, demokrasi ve özgürlükleri rafa kaldırmış; yandaşlarına olağanüstü bir zenginlik yaratırken halkı yoksulluğa mahkum etmiş; çocuklarımızın hayatından, canından, geleceğinden çalmış; ülkenin doğal ve kültürel bütün varlıklarını yağmaya açmış ceberrut bir hükümete ya artık yeter denecek ve bir kurtuluş umudu hayata geçecek. Ya da ülke bütün bu felaketler ile birlikte tepetaklak yuvarlanıp gidecek.       Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde tutuluyor olması çalışmalarınızı nasıl etkiliyor?   Mensubu olduğumuz siyasi hareketin bizlere zerk ettiği bir şey vardır. Ne kadar baskı o kadar direniş! Ne kadar zindan o kadar direniş! Sayın Demirtaş’ın son derece haksız ve hukuksuz bir şekilde hapishanede rehin olarak tutulması bizlerde de tabiki toplumun tamamı gibi üzüntü ve endişe yaratmıştır. Fakat aynı zamanda mücadele gerekçelerimize bir yenisi daha eklenmiştir. Zindan da olan her arkadaşımız her yoldaşımız ile beraber omuzlarımızdaki yük artar borçluluk duygumuz daha da derinleşir. Bu nedenle daha çok katkı sunma, daha fazla şey yapma, mücadeleyi daha çok yükseltme gereği hissederiz. Ancak bir diğer taraftan Sayın Demirtaş’ın kendisinin bizzat seçim çalışmalarının içinde yer alamaması elbette ki büyük eksikliktir.  Bizim açımızdan durum böyle. Ve fakat bir diğer taraftan da yarıştığı kişiler meydan meydan dolaşırken sayın Demirtaş’ın bir hücrede rehin tutulması Türkiye açısından büyük haksızlık, büyük utanç ve büyük zorbalık tablosudur. IMG-20180528-WA0007       Seçim öncesinde partilerin aday profiline baktığınızda siyasette kadının yeri açısından ne görüyorsunuz?   Siyasette kadının yeri açısından partilerin aday profillerine bakınca çok samimi bir şekilde söyleyebilirim ki kadının yerinin gerçek mana da sadece HDP de olduğunu görüyorum. Nitekim bu gerçeklik, benim gördüğümü herkesinde görebileceği netlikte ve açıklıktadır.     HDP’nin bu seçimde beklentisi nedir? Bizim bu seçimden beklentimiz Türkiye’nin aydınlık geleceğine dair bir kapının aralanmasıdır. İyi bir başarı elde ederek, barajlar ile birlikte önümüzdeki tüm engelleri aşarak milyonların iradesini tekrardan meclise taşımak istiyoruz. Tek adamın ve onun bütün tekçi anlayışlarının önüne geçmek istiyoruz.Toplumu içine düşürüldüğü çöküntülü durumdan kurtarmak, halkımızın sonuna kadar hak ettiği onurlu yaşamı onlarla beraber sağlamak istiyoruz. Bizlerden, halkımızdan çalınan ne varsa geri almak istiyoruz. Barış, adalet ve eşitliği mutlaka ama mutlaka inşa etmek istiyoruz. IMG-20180528-WA0005   Seçmenler oylarına sahip çıkmak için ne yapmalı?   Bildiğiniz üzere seçime dair büyük bir tedirginlik ve korku içesinde olan AKP-MHP ittifakı rızayla alamadıkları oyları, mümkünse engelleme değilse de çalarak alma yollarını devreye sokmaya çalışıyor. Bu kılıfı hazırlamak için hukuki olmayan yeni yasalar çıkardılar. Ve şimdi de YSK’ya bizim seçmenimizin yoğunluklu olarak bulunduğu bölgelerde sandık birleştirme kararını aldırdılar. Bu durumda bizim ve seçmenlerimizin mutlaka yapması gereken iki şey var! Birincisi sandığı Cudi dağının zirvesinde dahi birleştirseler muhakkak ki gidip oyumuzu kullanmak! İkincisi oyumuzu kullandıktan sonra sandıklarımızı onların hırsız insafına terk etmeyip sandıklarımıza sahip çıkmak. Ben bu vesile ile partimizin çağrısını yinelemek istiyorum. Halkımızı bulundukları yerlerdeki parti teşkilatlarımıza başvurarak yahut bizlerkazanacağız.org linkine tıklayarak sandık görevlisi olmaya çağırıyorum. Türkiye halkları sokakta size ne gibi taleplerle yöneliyor?   Halkımızın kuşkusuz bizden birçok beklentisi ve talebi var. Fakat sokakta ve alanlarda ilk etapta en çok muhatap edildiğimiz talepler “bu ataşe bir su, barış, adalet ve huzur…”  

Bu Yazıyı Yazdır