Can Dündar ve Erdem Gül Davasının İkinci Oturumu
Gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül MİT TIR’ları haberleri nedeniyle yeniden hakim karşısına çıkarılıyor, gazetecilik yeniden yargılanıyor!
Gazeteciliğin yargılandığı MİT TIR’ları davasının ikinci oturumu bugün görülüyor.
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara temsilcisi Erdem Gül’ün MİT TIR’ları haberleri nedeniyle yargılandıkları dava saat 11.15’te İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı.
DÜNDAR VE GÜL'DEN DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA
Duruşma öncesi Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Can Dündar, "'Biz Anayasa'yı tanıyoruz. O Anayasa Mahkemesi kararı, bu yasalar bizi beraate götürecek. Ona inanıyoruz, sonuna kadar bu davada savunma hakkımızı kullanacağız. Tarihte her zaman kazandık yine kazanacağız'' dedi.
Erdem Gül ise, ''Bugün burada ne karar verilirse verilsin, burada gazetecilik yargılanıyor, haber yargılanıyor. Gazetecilik suç olmadığına göre bu davayı reddediyoruz. Bu davanın bugün düşmesi gerekiyor'' dedi.
Dündar ve Gül’ün yargılandığı mahkeme öncesi tüm gazetecileri Çağlayan Adliyesine çağıran Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş “Halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Adliye önündeki basın açıklamasına CHP ve HDP'li milletvekilleri de katıldı.
Duruşma kapalı görülüyor. Avukatların tüm salonu doldurduğu öğrenilirken, yaklaşık 200 avukatın duruşmayı takip ettiği belirtildi. Savcı, milletvekilleri suçtan zarar görmediği için müdahillik talebinin reddini istedi. Talep kabul edildi.
Duruşmaya 13.30'DA ara verildi.
DÜNDAR: SUÇU İŞLEYENLER DEĞİL ORTAYA ÇIKARANLAR YARGILANIYOR
Aranın ardından Can Dündar savunmasına başladı. Dündar, MİT TIR’larının durdurulma anını ve orada yaşananları şu sözlerle özetledi: “TIR'ların durdurulma haberleri Cumhuriyet'te yayımlanmasından 14 ay önce yayımlandı. Haberler, dava konusu olaydan 14 ay önce haber olmuştur. Tüm siyasiler bu konuda açıklamalar yapmıştır. TIR'ların içindeki ilaç kutularının altında 2 bin havantopu ve 80 bin makineli tüfek mermisi görülüyor. İstihbarat teşkilatı ilaç ve silah taşıyamaz böyle bir görevi yoktur. Suç işlemektedir ve suçüstü yakalanmış. Yaşananlar baştan sona devletin fiyaskosudur. Dünyanın her yerinde bu yaşananlar hükümeti devirecek nitelikte bir skandaldır. Görüntülere önce sahte dendi, sonra insani yardım malzemesi dediler. Sonra silahlar Türkmenler'e gidiyor dediler. Silahlar Suriye’deki radikal islamcı gruplara gönderiliyordu. Cumhurbaşkanı tartışmayı “silahsa silah ne olacak” diyerek bitirdi. Yaşananlar hem ulusal hem uluslararası suçtur. Suçu işleyenler değil ortaya çıkaranlar yargılanıyor. Bugün müşteki olan ve suç işleyenler birgün mutlaka yargılanacaklardır. MİT TIR'ları görüntüleri dosyada var. Görüntüleri mahkeme salonunda izleyelim, savunmamı öyle yapacağım. MİT TIR'larına ait dava konusu görüntü CD'leri mahkeme salonunda izlenmek için dosyadan çıkarılıyor. Biz gizli kalmamış bir bilgiyi ifşa ettik. Bırakın casusluk suçlamasını boyle bir teklif yapanın aklını karışlarım. Hangi devletin casusuyum?"
'1 NİSAN ŞAKASI GİBİ BİR SÜREÇ İLERLİYOR’
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül’ün davasında alınan gizlilik kararını antidemokratik olduğunu belirten Durmuş “Bu davanın neresinden bakarsanız bakın hukuksuz bir dava. Bu gizlilik kararı da hukuksuzluğun son noktası oldu. Tam da 1 Nisan şakası gibi bir süreç ilerliyor. Dava halktan kaçırılıyor. Tüm Türkiye’nin bildiği, okuduğu bu habere konu olan olay yargılanmazken, bunu yazan gazeteciler yargılanıyor.” dedi.
“Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak üyemiz Erdem Gül ve Can Dündar’a destek olmaya ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edecedeceğiz.” açıklaması yapan Durmuş “Mahkeme gizlilik kararı vermiş olsa da gazetecileri, haber hakkına sahip çıkan tüm yurttaşları Çağlayan Adliyesine çağırıyoruz.” diyerek gazetecileri davanın takipçisi olmaya çağırıdı.