Bu Yazıyı Yazdır

Yoksa Üç Yanlış Bir Doğruyu mu Götürecek
Hayır hayır bu olası değil. Böyle bir şeye onay verecek diğer muhalefet partileri şunu iyi bilsinler ki daha sonra sıra onlara gelir. Çünkü onların önünde üç muhalefet partisini birbirine düşürmeyi becerebilen bir iktidar partisi var. Bu yetmezmiş gibi zaten bu partiler kendi kendilerini de yiyorlar. 1990’ları yaşıyor hatta arıyor olduk. Dört parti birbirleri ile kavga ediyor, iktidar diğer üç partiyle birden kavga ediyor. Yani AKP diğer üç partiyle birden kavga ediyor. Yeri geldiğinde yerden yere vuruyor. Ne çare bu partilerden ana muhalefet partisi olan CHP sonuçta gidip o kendini yerden yere vuran iktidar partisi ile hem de “anayasaya aykırı olduğunu biliyoruz ama iktidar partisinin teklifine evet diyeceğiz.” diyerek iş birliği yapıyor. MHP’ye diyecek bir şey artık bulamıyorum. En acımasız muhalefeti yapıyor, iş oylamaya gelince iktidar partisinin payandası olmaktan geri durmuyor. Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana bunu hep yapıyor. Hem de insanların gözünün içine bakarak. Aslında bunu kendi içlerinde bile sindiremiyor olduklarını gelişmelerden anlayabiliyoruz. Ama MHP yine de bunu hep yapıyor. HDP ise son söylenmesi gerekeni ilkten söylüyor, kolay deşifre oluyor. Kendini yanlış anlaşılmaya açık tutuyor. Etkisiz kalıyor. Yani muhalefet yok. Tek partili sistem devam ediyor. & & & Şiddete bulaşan milletvekillerinin milletvekilliğinin kaldırılması isteniyor. Ancak kaldırmak isteyenler, hem de mecliste; şiddet uyguluyor. Olacak iş mi Allah aşkına… Yani o zaman esasında demokratik bir platformda yani mecliste şiddet uygulayanların öncelikle milletvekilliklerinin kaldırılması gerekmez mi? Diyeceksiniz bu kural uygulanırsa mecliste bir oturumu açacak sayıda milletvekili kalmaz. Kalmasın be kardeşim. Herkes haddini bilsin… & & & Üç yanlış bir doğruyu götürür. Niye? Burası üniversite sınavı mı? İki muhalefet partisi iktidar partisi ile iş birliği yapsalar bile, amaçlarına ulaşamayacaklardır. Çünkü çıkaracakları yasa;  ancak yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren çıkarılan yasada belirlenen suçları işleyen milletvekillerini kapsar. Anayasaya bağlı ve hukuk çerçevesinde bir ülkede geriye yönelik bir hukuk uygulaması olamaz. Böyle bir anlayış üçüncü dünya ülkelerinde bile yoktur. Kaldı ki şu an yürürlükte olan anayasa bile buna izin vermiyor. Geriye dönük bir yargılama olamaz. Böyle bir uygulamaya gidildiğinde dünyada yalnız kalan bir ülke oluruz. Umurumuzda değil diyenler olabilir. Ama ülkem benim umurumda. Yasanı çıkarırsın. Ancak anayasana uygun bir yasa çıkarırsın. Teröre mi bulaşmış, rüşvet ve irtikaba adı mı karışmış, her kimse, onlara  hadi bir daha yapın da boyunuzun ölçüsünü alayım, dersin. O zaman sana kimse bir şey diyemez. Hem de anayasaya uygun olur. Dostça kalın…  “Diyarbekir 5 Nolu CezaeviMÜZEYE dönüştürülsün.” “SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.” “SURİÇİ ESNAFINA ELVERELİM. AİLELERİMİZLE ALIŞ-VERŞ İÇİN SUR İLÇESİNE GİDELİM.”    RECEP YILMAZ

Bu Yazıyı Yazdır