Durum - 11 Nisan 2016
Bu yazıyı kaleme alırken ve gazetemizi yayına hazırlarken bir kez daha İstanbul bir patlamayla sarsıldı. Yine çok sayıda insan hayatını kaybetti. Çok sayıda insan yaralandı. Ve kent halkı daha olayın travmasını atlatamamışken, televizyonlarda yine hamasi nutuklarla rutin analizler art arda duyulmaya başlandı.
Oysa birçok insan yaklaşmakta olan tehlikeyi işaret ediyordu. Bu ülkenin kurtuluşunun barış ve demokraside olduğunu vurguluyordu.
Daha geçen sene bugünlerde Türkiye sakin ve umutluydu.
Sonra ne olduysa 7 Haziran seçimlerinin hemen ertesinde savaş başladı.
Bu ülkenin bütyün yurttaşları o dönemde ne olduğunu, neden birden katliamların başladığını düşünmeli, sormalı, cevabını merak etmeli.
Bu ülkenin barış içinde bir arada yaşamak dışında bir seçeneği yok.
Bunun için yurttaşlar da medya da "Barış, hemen şimdi" demeli.
Bir kez daha bu çatışma sürecinde hayatını kaybeden herkesin yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Biz barış ısrarımızı sürdüreceğiz.
Medyanın görevinin barış gazeteciliği olduğunu savunuyoruz.
Bu haftaki söyleşim de tercihini barıştan yana yapmış bir gazeteciyle. Mehveş Evin, barış gazeteciliği yaptığı için ana akım medyadan çıkarılmış bir gazeteci. Çatışma bölgelerinde, zor şartlarda da görevini yapmaktan çekinmeyen genç bir kadın.
Ana akım medya savaş çığırtkanlığına devam ede dursun, birçok gazeteci de barış cephesine çekiliyor.
Haftaya görüşmek üzere.