Durum - 29 Haziran 2016
Pazartesi sabahı ekip arkadaşım Ahmet Tulgar ile Çağlayan Adliyesi'ndeydik. Tuğrul Eryılmaz, Nadire Mater, Yıldırım Türker, İnan Kızılkaya ve Faruk Balıkçı adlı meslektaşlarımız Özgür Gündem gazetesinin nöbetçi genel yayın yönetmenliği kampanyasına katılmak için Savcılığa ifade vereceklerdi. O an düşündüm de şu sıralar gazeteciler adliye önlerinde, mahkeme kapılarında beklmekten haber yapmaya vakit bulmakta zorlanıyorlar.
Oysa bir demokrasinin en önemli kriterlerinden biri özgür bir basınının olup olmadığıdır. Türkiye ya medya üzerindeki baskılardan vazgeçecek ya da bir demokrasi olduğunu iddia etmeyecek.
Biz de o zamana kadar özgür ve bağımsız yayıncılığımızı sürdüreceğiz.
Birkaç gündür dışpolitikada da önemli gelişmeler oluyor. İsraille barışma, Rusya ile barışma çabaları aniden gündeme geldi.
Hükümet nihayet dünyada ne kadar yalnızlaştığını fark etmiş olmalı. Biz bir barış gazetesi olarak elbette Türkiye'nin komşuları ve diğer ülkeler ile iyi geçinmesini isteriz. Bu yurttaşlarımızın yararınadır. Ama hükümetten öncelikli beklentimiz kendi yurttaşlarıyla barışmasıdır.
Biz o zamana kadar barış gazeteciliğini de savunmayı sürdüreceğiz.
Bu haftaki söyleşim gazeteci Sezin Öney ile. Ona da hem iç hem dışpolitikayı sordum.
Ramazan Bayramı geliyor. Bir sonraki sayımız Bayram'da çıkacak. Bayramın bu ülkeye barış getirmesini dilerim.
Çünkü bu ülkenin en acil ihtiyacı barış.
Tüm okurlarımızıb bayramını kutlarım.
Haftaya görüşmek üzere.