• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Yasağın fotoğrafı; 3 aylık Miray

    3 aylık Miray.. Minicik bedenine saplanan kurşun. Kafatasından girdi, yanağında çıktı.  Hayata bakan kara gözlerinin altı mosmor. Batanniyesinin içinde derin bir uykuya daldı bir daha uyanmamacısına. Ne ilk anne baba denilmesi duyulacak,  ne de ilk adımlarına tanıklık edecek annesi babası. Eylül’de 23 kişinin hayatına malolan yasakta daha hayata merhaba dememişti. Annesinin karnına attığı tekmelerle dünyaya gelmeye sabırsızlanıyordu. 15 gün sonra hepimize ‘merhaba aranıza katıldım’ demişti, ilk ağlama sesleriyle. Anne karnındayken top ve silah sesleriyle tanışttı Miray. Şans eseri dünyaya gelen bebeklerden biri oldu. Bu hayata sadece 3 ayını sığdırabildi. Yaşamasına izin verilmedi. Çünkü bu kentin çocuğuydu. Ve bir metal parçasını, minik bedeni kaldıramadı. Herkesin suratına bir tokat vururcasına bu dünyanın acımasızlığına karşı gözlerini bir daha açmamasına kapattı.  Ve ‘sizlere inat böyle bir dünya için yaşamaya direnmeyeceğim’ dedi ve aramızdan ayrıldı. ‘Kim öldürdüğü değil niye öldü denilmesi gerekiyor’ Medyada tartışma konusu bu bebeğin aramızdan ayrılması olması gerekirken, kim öldürdü tartışmasına girmek aslında toplum olarak ne kadar vicdansız bir hale geldiğimizi gösteriyor. Misket değil yasak Evet bu kentte bebekler ölüyor, bu kentte çocuklar silah seslerini ayırt edebilecek hale geldi. O çocuklar misketle oynaması gerekirken, ip atlaması gerekirken kör ebe oynaması gerekirken,, onlar,  sokağa çıkma yasağını öğreniyor, onlar tankı topu öğreniyor, onlar keskin nişancıları öğreniyor. Şimdi bu çocuklar saklambaç oynuyor, ama bu kez büyüklerle oynuyor. Onların silahlarından çıkan kurşunlar bedenlerine saplanmasın diye evlerinin en kuytu köşelerini saklanıyorlar. Miraylar silah sesleriyle büyüyor Miray öldürüldü, ama şimdi evlerin bodrumlarda yaşatılmaya tank top, kurşun seslerinden etkilenmesin diye kulakları kapatılan Miray’lar o kadar çok ki. Anneleri onlara nini okuyamıyor, bebekleri çocukları sesleri duymasınlar diye kulaklarını kapatıyor. Bu kent insanları olduğu yaşta bırakıyor Bu kentte insanları olduğu yaşta bırakılıyor.  3 aylık, 23 yaşında, 15 yaşında, 45 yaşında, 80 yaşında, 35 yaşında, 38 yaşında öldü. Ve bunu daha da çoğaltabiliriz. Ve bu ölümlerde sayı şimdi 20. Anne karnında doğmamış bebekten 80 yaşındaki dedeye kadar. Herkes olduğu yaşta kaldı. Bir zaman gelecek ki bu kabus günler geride kalacak, ancak yaşananlar hiç unutulmayacak. 3 aylık Miray’ın ölümü onu hastaneye yetiştirmeye çalışan büyük dedenin vurulması unutulmayacak. Her evde şimdi bir trajedi öyküsü var. İnsanlara öykülerini sormaya korkuyoruz.. Bir yılda ne çok can yitirildi bu kentte. Sadece 8 günlük yasakta 23,,, şimdi 14. Gününde 20.. 43 cenaze ne ağır geliyor bu kentte. Ölümün ağırlığı sarıyor tüm kentti. Siyahları üzerinden çıkarmayan kent Siyahları üzerinden hiç çıkarmayan bu kentte hep yas var. Bu kente reva görülen ise ölüm. Batı 3 maymunları oynuyor. Afrika’da insanların aç olması nasıl onların kaderi olarak görülüyorsa, burada da insanların ölümü de onların kaderi olarak görülüyor. Vicdan silah seslerini durdurabilir Bu kent tank ve topla vurulabilir, bu kentte insanlar ölebilir. Çünkü burası öteki coğrafya. Kopuş bununla başlıyor. Duygularımız yitirdiğimiz an kaybettmişsizdir bir kentin insanlarını. Miray’ın annesi ile empati kurmadığı sürece yasaklar surer, silah sesleri susmaz. Silahlar vicdanlı olduğumuzda susacak. Miraylar o zaman ölmeyecek.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları