• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Yaşamın temel sorunu eksiklik

    Elele tutuşabileceğimiz, saçlarını okşayabileceğimiz, hoşgörülü seveceğimiz ilişkilerimiz yok. Farklılığın zenginliğine tahammülümüz yok.
    Yaşamın temel sorunu olan demokraside eksiklerimiz devam ediyor. İnsana dair anlatılanlar, anlatamadıklarımız bizim hikâyemiz… Bütün çelişkimiz şu; doğru diye sarıldıklarımızla hesaplaşamıyoruz. Yüzleşmenin ipuçlarıyla buluşamıyoruz. İnsanı anlamayı ve yorumlamayı, kavramlarımızı, alıntılarımızı temize çekmenin olanağını bulamıyoruz. Kavratılan alışkanlıklarımızdan kurtulamıyoruz. Duygularımızı, vicdanlarımızı sorgulayamıyoruz.
    Demokrasiyi içinde yaşadığımız ilişkilerde temize çekemiyoruz. Hayatımızı değiştirecek referandumda ‘hayır’ diyenleri sokakta evire çevire döven polisleri seyrediyoruz. Devlet kanalı TRT’nin tek yanlı ‘evet’ programlarını izliyoruz her gün. TRT, acaba ‘evetçi’lerden reklam parası alıyor mu? Alıyorsa ne kadar aldığını açıklayabilir mi? TRT’de ‘hayırcı’ların reklamı yok. Neden? ‘Hayırcı’ların reklam verecek parası mı yok? Tartışmalarda konuşacak insanı mı yok?
    ‘Evetçi’lere gelince miting alanları serbest, tv’ler serbest, propaganda yapmak serbest, bildiri dağıtmak, afiş asmak serbest… Ama ‘hayırcı’lara gelince her şey yasak oluyor ve bunun adı da demokrasi oluyor!
    Tüm bu haksızlıkları birlikte yaşıyoruz, birlikte görüyoruz. Bu haksızlıkları görmeyen insanda vicdani duygu olabilir mi?
    MHP içindeki ‘hayırcı’lara tekme tokatla, taşla, sopayla saldırıyorlar. Bunun adına‘demokrasi’ diyorlar.
    AKP iktidarı, devletin maddi olanaklarıyla referandum çalışmaları yapıyor. Bu da demokrasi!
    Peki kendi gibi düşünmeyen gazetecileri, yazarları, akademisyenleri, parti başkanlarını, belediye başkanlarını cezaevlerine tıkanlar kimler? ‘Hayır’ diyen partilerin özgürce propaganda yapma haklarını kısıtlayanlar kimler? Yasaklamaların adı ne zamandan beri demokrasi oluyor.
    Avrupa’da “Evet” oyu kullananlar, Türkiye’yi bu kararlarıyla Avrupa’dan daha çok uzaklaştırdıklarının ve izole ettiklerinin farkında bile değiller. Paris’te ‘evet’ oyu veren bir kişi Osmanlı kıyafetiyle oy kullanıyor ve kasım kasım kasılarak resim çekip resimleri medyada paylaşıyor.
    ‘Avrupa’daki ‘evetçi’lerdemokrasi kültürü içinde, sosyal devlette yaşarken, Türkiye’deki yakınlarının yaşam kalitelerinin düşmesi için ‘evet’ oyu kullanıyorlar.
    Referandumda ‘evet’ çıkarsa, Türkiye-Avrupa ilişkileri daha da kötüleşecek. Avrupa ile arasında iş ve çalışma ilişkilerinde çok ciddi sorunlar yaşanacak. Turist vizeleri, aile birleşimleri ve oturum vizelerinin alınması daha da zor olacak.
    Avrupa’da ‘evet’ oyu verenler, Avrupa’yı Nazizm’le suçlarken yarattıkları kırılmayı görmek istemiyorlar.
    Avrupa’da yaşayan ‘evet’çiler,duble yollarla övünenlerin yanına gitmeyi de düşünmeliler. Avrupa’da 5 milyon dan fazla Türkiyeli yaşıyor. İlişkiler bozulduğunda ve restleşmeler olduğunda ne olacak. Gitmek mi, zor kalmak mı?


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları