• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    YİNE ŞİVAN PERWER, ŞİVAN PERWER YİNE

    Bugün Kürt hareketinin ve onun taşıyıcı omurgası olan halkımızın siyasi olgunluğu öyle bir düzeye ulaşmıştır ki zaman zaman birilerinin -bu birileri önemli bir sembolik anlama ya da herhangi bir popüler kimliğe sahip olsa da- ihanet eşiğinde tökezlemesi siyasi bir etki üretemez. Geçer gideriz. Yürürüz yolumuzda. Ama insanız. Gençlik anılarımız, gençlik duygularımız, nostaljimiz ne olacak? Benim derdim burada bu. Bunları kurtarmaya çalışacağım. Şöyle ki: Şivan Perwer’in Kürt halkının özgürlük mücadelesinde, otuz yılı aşkın bir süreçte inanılmaz bir rolü vardır. Gençliğimizde onun kasetlerini el altından çoğaltıp dağıtırdık. Onu dinleyen yüreği yosun tutmuş kimi Kürtler bile deyim yerindeyse tir tir titrerler, kimliklerine kıskançlıkla sahip çıkmaya başlarlardı. Hatta kimileri kendisini iyice kaptırır, gerçek ile düşü harman eder, Şivan’ı bir kahraman ve hatta ulusal kurtuluş mücadelesinde bir komutan olarak görürdü. Ama hepimiz önünde sonunda onun ‘cane cane’siyle halay çeker, ‘Halepçe’si ile ağlardık. Şimdi geldiğimiz şu noktaya bakın: Aynı Şivan, nasıl aynılıksa artık bu, evet bizim Şivan, Kürt sorununda inanılmaz bir takiye yapan ve bu sorunun bırakın çözümü için uğraşmayı, çözümü ertelemek için adeta ip canbazlığı yapan, ipte yürürken bir de ipe un seren, bütün komşularına mavi boncuk dağıtırken bagajında Kürtlerin imhası için elli bin kişilik özel kuvvet projesini taşıyan AKP hükümetinin başbakan yardımcısı Bülent Arınç ile bir araya gelmiş, salt Kürtleri asimile etme amacıyla kurulmuş TRT 6 televizyonunun reytingini artırmaya aday olmuş, bu kanala ropörtaj vermiş ve program yapmış, yakın tarihin en büyük uluslararası komplosunun yıldönümü olan 15 Şubat’ta yayımlanmasına denk getirmiş. Sormazlar mı insana bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, diye? Madem televizyona bu kadar meraklıydın, neden binbir zorlukla kurulan kendi halkının televizyonlarına çıkmıyorsun, demezler mi? Hani bir söz vardır, ‘kırk yıllık ibadeti neden verdin bir bardak şaraba’ diye. Bunu da derler işte. Derler, derler, bu Brütüsvari hançerleme girişiminden sonra çok daha fazlasını da derler be Sevgili Şivan ve kabul et ki onları bu yüzden suçlayamazsın. Ve yine kabul et ki, seni hükümetle pazarlığa tutuşabilecek bu konuma onlar getirmiştir. Bu mücadele getirmiştir. Yani sen herhangi bir müzisyen değilsin, ‘ben sanatçıyım’ deyip sıyrılamazsın.

     

    Amerikalı şair Ezra Pound, Mussolini’yi destekledi diye şairliğinden bir şey kaybetmedi ama Pound, Mussolini’den önce de ‘şair’di. Peki, sen Şivan, Kürt halkının büyük yürüyüşünden önce sen ne kadar ‘ozan’dın? Tarih Ezra Pound’ları da yazar ama direnişçilere gitar çalmasın diye kollarının kırılmasını göze alan, yine de susmayınca öldürülen Victor Jara’ları da, kurşunlara göğüs geren Lorca’ları da.

     

    Neredeyse tüm hayatını sürgünde geçirmiş bir politik sanatçı, politikanın ne olduğunu çok iyi bilen biri, nasıl olur da böyle bir yanılgıya düşer? “Mutlaka birilerinin gazına gelmiştir” dedim ilk duyduğumda. Şivan’ı tanırım, sohbetlerimiz de olmuştur, zaman zaman git gel’ler yaşamıştır, yaşar, kendisini mazlumlara adamış biri diye bilirdik. Nasıl olduğu muamma. Para faktörü devreye girmişse, çok acı, çok vahim.

     

    Başta da söyledim, Kürt halkının siyasi olgunluğu ortada. Halk kamuya mal olmuş bir sanatçısının bu sorumsuzluğunun hesabını demokratik biçimde sorar. Nasıl derseniz, sevgili arkadaşım Fehim Işık’ın bir makalesinde söylediği gibi olsa olsa yumurtalar arasında konser verir, Kürt halkı tarafından defterden silinir. O da o zaman gidip istediği televizyona çıkar, mevzuatın belirlediği sınırlarda şarkısını da söyler, türküsünü de. Yani ‘mağduriyet demeçlerine’ son versen iyi olur sevgili Şivan. Bu halk artık polikayı iyi biliyor, göreceğin tepkiler demokratik olacaktır.

     

    Son olarak bir temennide bulunacağım, dedim ya gençlik anılarımı, gençlik duygularımı, nostaljimi kurtarmak istiyorum: Şivan bir yanlış yapsa da bu halkın çocuğudur, belki de hatasını çoktan anlamıştır ve gerekli açıklamayı yapacaktır…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları