• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    YSK hem hukuksuzluk hem de haksızlık yaptı!

    Referandum kararı alındıktan sonra, toplumda bir rahatsızlık baş gösterdi. ‘Bunlar’ bir şeyler yapacaktı, ama ne yapacaklardı? Alavere-dalavere işi olacaktı, ama ne olacaktı? İşte bu sorun gündemi meşgul ediyordu.  Ve YSK‘nın hukuksuzluğu ve mühürsüz oyları geçerli sayan kararı gündeme bomba gibi düştü.

    YSK istediği kadar hile yok desin, mühürsüz oy kullandırmak en büyük hukuksuzluktur. Peki göz göre hukuksuzluk sergileyen bu seçim meşru mudur?? YSK’nın hukuksuzluğu ispatlanmış bir gerçektir artık. YSK’nın kararı,  cebren ve hileyle kamuoyuna seçimleri geçerli ilan eden bir rezaletidir.

    Bu haksız uygulama için iptal davası açmalıdır.

    İnsanı özgürleştiren laikliğe düşman olan kesimler, toplumun farklılığını, gâvur, kâfir, Kızılbaş, Alevi, solcu, Kürd vb diye ayrıştırdı. Siyasal İslamcılar “ezan, bayrak, vatan” diyerek yalanla dolanla, YSK’nın açık desteğiyle seçimi kazandı.

    Ekonomik kırılma, toplumsal ve siyasi kriz tavana vurmuş durumda. Emekçiler yoksulluk altında inim inim inliyor. AKP’nin yeşil sermayeli milyonerleri altlarında ciplerle hava atıyorlar.  AKP iktidara geldikten sonra zengin, şımarık bir dinci toplum yaratıldı. Ne oldum delisi oldular.  İnsanı aşağılayan, fakiri dışlayan burnu bir güruh oluştu. AKP iktidarı ve onun siyasi temsilcileri, din adına bu ayrımcı yaşamı devam ettirmek istiyor. Tek adamın tek sığındığı yol din… Ona sarılarak demokratik hakları, emekçilerin haklarını, laik düşünceyi ortadan kaldırmak istiyor.

    Din adına, toplumsal muhalefeti, emeğin mücadelesini bastırmak istiyor. Emperyalistlerle ilişkilerini sağlam temeller üzerine oturtmak istiyor. Aslında her şey, onların hazırladığı programa göre işlemektedir. Dolayısıyla Erdoğan önümüzdeki süreçte devlet aygıtını demokratik hukuk kurallarından çıkaracak, laikliği kaldıracak ve her şeyi dine bağımlı biçimde organize edecek. Böylece İslam’ın biat kültürü, devletin baskı ve şiddet araçlarını güçlendirecek ve gerektiğinde bu araçları doğrudan ve çok daha hızlı ve çok daha acımasızca kullanabilecek.

    OHAL’in uzatılması; hayırcıları, muhalifleri, Kürdleri korku ve zor yöntemiyle sindirmek içindir.  Topluma biat kültürünü uygulatmak istiyorlar.   Gezi başkaldırısında olduğu gibi, toplumsal patlamalardan korkuyorlar. Gezi ruhundan korkuyorlar.

    Referandumda “HAYIR” cephesi kazandı. Hayırcı’larda insan sevgisi vardı.  Sokakta umut vardı, güç vardı, neşe vardı. Yani yan yana gelmenin tadı vardı. Kaynaşmanın güzelliği vardı. Dayanışmanın farkı vardı.

    Hayırcı’lar; konuşmayı, dili kullanmayı, anlamayı, saygıyı sevgiyi yaşadı yaşattı.   Demokratik davranmayı öğrendi, öğretti. Siyasi üslubu ve davranışı kazandı, kazandırttı. Hayırcı’lar diyaloğu ve iletişimi geliştirdi. Kimliklere, farklılıklara, inançlara duygu dostluğu göstermeyi öğrendi, öğretti. Emeğin gücü, sese ses katmak  ‘hayır’ cephesinde hayat buldu.

    İktidarın her türlü ayrımcılığına karşı vicdanlı insanların duyarlılığı sokakta ve işyerinde çok büyük moral buldu. Kindarlara karşı gücünün farkına vardı. Kim ne derse desin, referandumu ‘hayır’ cephesi kazandı.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları