• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Zarok TV, Hayatın Sesi ve TV 10 dahil 12 kanal karartıldı
    Zarok TV, Hayatın Sesi ve TV 10 dahil 12 kanal karartıldı
    29 Eylül 2016 13:33
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Aralarında Kürtçe yayın yapan kanalların da bulunduğu 12 televizyon ve radyonun yayını, KHK kapsamında durduruldu.

    Hayatın Sesi, Azadi TV, Jiyan TV, Van TV, TV10, Denge TV ve Zarok TV’nin de aralarında 12 televizyon ve radyonun yayını durduruldu.

    Televizyon kanalları Kanun Hükmündeki Kararname (KHK) kapsamında, yayın yaptıkları TÜRKSAT uydusundan çıkarıldı ve ekranları karartıldı.

    Televizyon kanallarına herhangi bir resmi bilgilendirme yapılmazken, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) İlhan Yerlikaya’nın verdiği bilgiye göre söz konusu karar KHK kapsamında alındı.

    TÜRKSAT’tan çıkartılan söz konusu kanalların kapatılması önümüzdeki günlerde RTÜK gündemine getirilecek.

    “RTÜK, kararın KHK ile verildiğini söyledi”

    İMC TV’ye konuşan Zarok TV’den Dilek Demirtaş, “Bize herhangi bir bilgilendirme yapılmış değil. Bir tebligatta bulunulmadı. RTÜK yetkilileriyle görüştük, bize KHK ile böyle bir karar verildiğini söylediler” dedi.

    Demirtaş, gerekli itirazları yapacaklarını söyledi.

    Polat: RTÜK’ün toplanıp aldığı bir karar değil

    Evrensel gazetesinden Fatih Polat ise “Bu dönemde böyle bir gelişme sürpriz olmadı” dedi.

    “RTÜK’ün toplanıp aldığı bir karardan söz etmiyoruz. Başbakandan yönlendirilen bir karar söz konusu” diyen Polat, karartmaları “darbe uygulaması” olarak nitelendirdi.

    Öte yandan Hayatın
    Sesi internet üzerinden yayına devam ediyor. İzlemek için tıklayınız.

    Daha önce cezalar kesilmişti

    Kapatılan kanallara RTÜK tarafından geçmiş dönmelerde çeşitli cezalar kesilmişti.

    Yine darbe girişimi sonrası çıkartılan KHK ile cemaate yakınlığıyla bilinen birçok televizyon kanalı da bu şekilde uydudan çıkartılmıştı.

    HDP: Demokrat ve muhalif medyaya ağır bir darbe

    HDP Basın ve Yayından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, radyo ve televizyon kanalları hakkında verilen kapatma kararını kınayarak,  “demokrat ve muhalif televizyon ve radyo kanalına karartma, susturma ve mühürleme yoluyla ağır bir darbe vuruldu” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Basın ve Yayından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Saruhan Oluç, Azadi TV, Denge TV, Hayatın Sesi TV, Jiyan TV, TV 10, Van TV, Zarok TV ile Ses Radyo, Dünya Radyo, Yön Radyo’nun kapatılmasına ilişkin açıklama yaptı.

    Açıklamada şunlar belirtildi:

    “Bu, bir yok etme girişimidir”

    “Milli Güvenlik Kurulu’nda OHAL rejiminin uzatılmasının belirlendiği gün, bir Başbakanlık Kararnamesi ile 20 demokrat ve muhalif televizyon ve radyo kanalına karartma, susturma ve mühürleme yoluyla ağır bir darbe vuruldu.

    “Azadi TV, Denge TV, Hayatın Sesi TV, Jiyan TV, TV 10, Van TV, Zarok TV, Ses Radyo, Dünya Radyo, Yön Radyo gibi Kürtlerin, Alevilerin ve demokratların televizyon ve radyo kanalları bir Başbakanlık Kararnamesi ile Türksat uydusundan atılarak karartıldı.

    “Bu yetmezmiş gibi, bu kurumların sermaye ve mal varlıklarına da el konuldu. Bu, tam anlamıyla bir yok etme girişimidir.

    “Bu Başbakanlık Kararmanesi’nin anlamı, artık Türkiye’de başta Kürtçe olmak üzere anadilinde özgür yayıncılık yapılamayacağıdır. OHAL bahanesiyle yaratılan bu fiili durum iç hukuka aykırı olmanın yanı sıra, Türkiye’nin imzaladığı uluslar arası sözleşmelere de aykırıdır.

    “Başbakanlık’ta yer alan bir komisyon aracılığıyla yapılan bu uygulama hiçbir hukuka dayanmamaktadır. Bu televizyon kanallarının Türksat ile ticari anlaşmaları bulunmaktadır.

    “Kendilerine herhangi bir bildirim bile yapılmadan Türksat uydusundan çıkarılmaları ticaret hukuku açısından da korsanca bir uygulamadır. Üstelik bu uygulama RTÜK’ün bile denetim yetkisinin Başbakanlık tarafından gasp edildiği bir şekilde yapılmıştır.

    “Muhalif hiçbir sese tahammül edilmemekte”

    “OHAL rejiminde Kanun Hükmünde Kararnamelerle hiçbir hukuka, evrensel insan hakları ve demokrasi ilkelerine bağlı olmadan, Meclis denetimini ve iradesini takmadan ülkeyi istediği gibi yönetme anlayışında olan Erdoğan-AKP iktidarı, kendisine muhalif hiçbir sese tahammül edememektedir.

    “Bu televizyon kanalları, bir kaç gün önce kamuoyuna yansıyan ve muhataplarınca yalanlanamayan, Doğan Medya-Saray ilişkisini gözler önüne seren yazışmalarda yer almadıkları için; iktidara ispiyonculuk yapmadıkları, biat etmedikleri, diz çökmedikleri ve baş eğmedikleri için; emeğin, demokrasinin, Kürt halkının, Alevi toplumunun haklı taleplerinin sesi oldukları için hedef alındılar.

    “Kürt halkı başta olmak üzere bu toplumdaki bütün farklı halkların ve inançların, kimliklerin, kültürlerin sorunlarını ve taleplerini, yaşadıkları baskı ve zulmü gören ve aktaran bir habercilik ve programcılık anlayışı bu siyasi iktidarın tahammül edebildiği bir durum değildir.

    “Özgür ve muhalif yayıncılık yapanların susturulmak istenmesi, tüm toplumsal kesimlere yönelik baskı ve sindirme politikalarının hız kazanacağının açık bir işaretidir.

    “Erdoğan-AKP iktidarı milletvekillerimize, yerel yönetimlere, demokratik siyaset alanına, demokratik kurum ve kuruluşlara yönelik geliştireceği kapsamlı saldırılar öncesinde kendisi açısından mıntıka temizliği yapmaktadır.

    “Kınıyoruz ve protesto ediyoruz”

    “Bir ülkede ifade ve düşünce özgürlüğü, haber alma ve iletişim özgürlüğü yoksa ve engelleniyorsa, o ülkede her gün her şey yapılabilir demektir. ‘Bize dokunmadı, susalım’ anlayışı her gün yeni acılarla, hukuksuzluklarla, demokrasi ve insan hakkı tanımaz uygulamalarla karşı karşıya kalınması anlamına gelmektedir.

    “Bu hukuksuz kararı ve uygulamayı kınıyoruz ve protesto ediyoruz. Başta Basın Konseyi ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere tüm basın yayın kurumlarını bu haksız ve hukuksuz uygulamanın geri alınması için her türlü hukuki girişimde bulunmaya çağırıyoruz.

    “Yaygın medyayı, televizyon, gazete ve web sitelerini bu hukuk dışı uygulamaya karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.

    “Sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, sendikalar, meslek birlikleri, demokratik örgütler ve kuruluşlar da bu hukuk dışı uygulama karşısında susmamalı ve dayanışma içinde olmalıdır.”

     


    Yorumlar



    İlgili Haberler